Kategori arşivi: Türkiye

Garo Paylan: “Barış süreci sadece Türk ve Kürd’ün barışması değildir…”

– Bahar Topçu (Turnusol): Çözüm süreci tartışmaları yapılırken, Türkiye’nin Ermeni sorunuyla da yüzleşebilmesi için barışı nasıl tanımlıyorsunuz? Beklentileriniz ve yapılması gerekenler neler sizce?

Garo Paylan: Tarihi anlamda bizler diye bahsedersem Ermenilerden, kimliğimin bu coğrafyada hep ‘öteki’ olarak adlandırıldığını söylemem gerekir. Bir zamanlar çoğulcu olan Anadolu’nun her yerinde bulunan kimliğim, şimdi İstanbul’da kalakalmış küçük bir azınlığa evrilmiş durumda.… Devamını oku ...

Sarkis Hatspanian: DOĞAN TARKAN’IN ANISINA

HatspanianBundan sadece bir-iki hafta öncesine kadar DSİP Başkanı olan Doğan Tarkan’ı yaşarken tanıma şerefine nail olamamışlardanım. Dün sosyal medyadan öğrendiğim vefat haberinden saatler sonra eski bir dostumun ulaştırdığı bir iletiyle onun 12 Eylül sonrası Suriye ve Lübnan’da geçirdiği dönemin şahitlik kırıntısı sayılacak bilgiler edindim. Onun Ermeni meselesiyle tanışma döneminin temelini teşkil ettiğine inandığım bu şahitliğin topluma ulaştırılmasını önemsediğimden, bu bilginin sosyal medyada paylaşılması gerektiğini düşündüm.… Devamını oku ...

Sarkis Hatspanian: 2015’E 2 YIL KALA: “SEN MUTLULUĞUN RESMİNİ YAPABİLİR MİSİN SIRRI, İŞİN KOLAYINA KAÇMADAN AMA!”

Sırrı Süreyya Önder’in Türkmen dedelerinin Adıyaman’a gelmelerinden binyıllar evvel “Güneşin Oğulları” diye adlandırılan Ermeni atalarım o topraklarda görülmemiş zenginlikte ileri bir uygarlık yaratmış, Nemrut Dağı’nın ulaşılmaz sanılan tepelerine o zaman inandıkları tanrılarıyla, tanrıçalarının devasa heykellerini dikmiş olmakla bilinirler.

Sırrı’nın dedeleri Adıyaman’da göçebelikten yerleşik yaşama geçiş sürecinde elma, armut, mişmiş ve üzümün nasıl yetiştirildiğini, onlardan nasıl pestil, reçel ve hoşaf yapıldığını, bağ-bahçe-bostan kurmayı, toprağı işlemeyi, onu kendi terleriyle ıslatmayı dedelerimden öğrenip, insan emeğiyle yaratılan hayatın meyvelerinin tarif edilmez tadına ilk defa Adıyaman Ermenileri sayesinde vardıklarıyla da bilinirler.… Devamını oku ...

Gabis Altınoğlu: Barış umutları ve Osmanlı oyunları

“Silahlar değil, artık gönüller konuşsun, fikirler, siyaset konuşsun. Eğer fikirlerine güveniyorlarsa, silahlarını ayaklarının altına alsın.” Başbakan R. T. Erdoğan’ın 8 Mart 2013’te Siirt’te yaptığı konuşmadan

“ ‘Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun’ noktasına geldik.” Abdullah Öcalan’ın 21 Mart 2013 Newroz mesajından

Bir süredir toplu bir barış sarhoşluğu yaşanıyor. A. Öcalan’ın 23 Şubat’ta İmralı Cezaevi’nde BDP’lilerle yaptığı görüşmenin tutanaklarının basına yansımasının ve ardından gene onun 21 Mart’ta yayımladığı ve görkemli Diyarbakır Newrozunda okunan mesajın ve buna bağlı olarak PKK’nın 23 Mart’ta ateşkes ilan etmesinin yankıları sürüyor.… Devamını oku ...

Hovsep Hayreni: KÜRT “ÇÖZÜM” SÜRECİ VE ERMENİ HEYULASI

Kürt sorununda yaşanan evreler ve bugün içine girilen süreç, yaklaşık yüz yıl önce jenosid yoluyla bertaraf edilen Ermeni sorunundan bağımsız düşünülemezdi ve düşünülemez. Sağlıklı çözüm için, Kürt sorununun bu kadar gecikmeli, uzatmalı ve sancılı yaşanmasının da zemini olan 1915’le yüzleşmek, onun günahlarından arınmak öncelikli olmalıydı. Kürt hareketi bunu kendi sorumluluğu açısından ikirciksiz şekilde yapmış olsaydı, büyük bir ayak bağından kurtulmuş olarak bu sürece çok daha özgüvenli ve tutarlı girebilirdi.… Devamını oku ...