ABDULLAH DEMİRBAŞ’ IN ve DİĞER HASTA TUTSAKLARIN tutuklu kalmaları, yaşam hakkı ihlalidir. O ve tüm HASTA TUKSAKLAR Serbest bırakılsın.

Babası tutuklu ve hayati riski olan biri olarak sesleniyorum. Babam şuan hasta ve cezaevinde tutuklu bulunuyor. Tutukluluğunun devam etmesi yaşam hakkına yapılmış bir saldırıdır, bile bile ölüme terk etmektir. Ailesi olarak endişeliyiz ve biran önce serbest bırakılmasını istiyoruz.

Devlet özgürlüklerini ve tüm haklarını ellerine alarak beton duvarlar,demir parmaklıklar ardına hapsettiği tutsakların yaşamından sorumludur.fakat devlet 130 binden fazla hasta tutsağı (içinde birçok ağır hastanında olduğu tutsakları) katletme politikası ve cezaevlerindeki tecrit zulmüyle insanları göz göregöre ölüme terk etmektedir.

Diyarbakır’ın Sur ilçesinin Eski Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş, terörün finansmanının önlenmesi hakkındaki kanuna muhalefet ve yasadışı örgüt üyesi olmak suçundan 05.08.2015 tarihinde gözaltına alınmış, 08.08.2015 tarihinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2015/1791 soruşturma no’lu dosyası kapsamında tutuklama istemiyle sorgusunun yapılması için Diyarbakır 3. Sulh Ceza Mahkemesi’ne sevk edilmiş ve 2015/245 sorgu nolu kararıyla  hakkında tutuklama kararı verilmiştir.

Kendisinde 2002 yılında atak gösteren hewrediter derin ven trombozutrombozu (kalıtımsal kan pıhtılaşması) hastalığı mevcuttur. Derin ven trombozu çoğu kez bacaktaki toplardamarlarda pıhtı oluşmasıdır. Oluşan pıhtının bacak toplar damarlarını tıkanması sonucu bacakta şişlik, ağrı ve yürüyememe şikayeti oluşurken, pıhtının bulunduğu yerden kopup akciğere gitmesi ile akciğer embolisi olarak isimlendirilen nefes darlığı, öksürük ve göğüs ağrısı ile karakterize olan ve bazen ölümcül olabilen bir durum gelişebilir.

24.12.2009 tarihinde KCK davasından tutuklandı ancak cezaevinin koşullarından dolayı durumu kötüye gitti ve 55 gün hastanede tedavi gördü. Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nin 05.04.2010 tarihli hayati tehlikesi olduğunu belirten rapora binaen uzun uğraşlar ve girişimler sonucu babam serbest bırakıldı. Doktorlar, bacaklarında ortaya çıkan yüksek kan pıhtılaşması nedeniyle  hayati tehlikesinin bulunduğunu teşhis ettiler.

İstanbul Üniversitesi Tıp Hastanesinden alınana Adli Tıp Raporunda “kişinin mevcut hastalıkları dikkate alındığında cezaevi koşullarının kişide trombus riskini artıracak özelliklere sahip olması nedeniyle; hastalık açısından yüksek risk faktörü taşıdığı, dolayısıyla cezaevi koşullarında uzun süre yaşamasının ve hastalığının klinik takip ve tedavisinin gerçekleştirilmesinin tıbben mümkün bulunmadığı kanaatimizi bildirir rapordur.” denilmektedir.

Orantılılık ilkesi ve diğer ilkeler gereğince hasta olan ve hastalığı çok ciddi olan birinin tutuklanması yaşam hakkının ihlali anlamına gelmektedir.Yaşam hakkı, tüm temel hak ve özgürlükler bakımından en olmazsa olmaz koşuldur. Bu nedenle yaşam hakkının öncelikle korunması, kollanması ve göz önünde bulundurulması gerekir. Tüm bu hususlar dikkate alındığında sağlık sorunları nedeniyle tahliyesine izin verilmelidir. Ölüm cezasının dahi hükümlünün hasta olması halinde infaz edilemeyeceği ve ancak hükümlünün tedavisi ve sağlığına kavuşması halinde infaz edilebileceği hangi suçtan hükümlü olursa olsun kişinin tedavi görme hakkının engellenemeyeceği düşünüldüğünde, tedavi amacıyla serbest kalması gerekmektedir.Tutuklu kalması anayasanın ve hukukun tüm prensiplerinin amacına aykırılık oluşturur.

#freedemirbas #HastaTutsaklaraÖzgürlük

Kampanyayı imzanızla desteklemek istiyorsanız aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz

https://www.change.org/p/adalet-bakanligi-i%C3%A7-i%C5%9Fleri-bakanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-diyarbak%C4%B1r-valili%C4%9Fi-diyarbak%C4%B1r-cumhuriyet-ba%C5%9Fsavc%C4%B1s%C4%B1-ba%C5%9Fbakan-ahmet-davuto%C4%9Flu-cumhurba%C5%9Fkan%C4%B1-recep-tayyip-erdo%C4%9Fan-abdullah-demirba%C5%9F-in-tutuklanmas%C4%B1-onu-%C3%B6l%C3%BCme-terk-etmektir-serbest-b%C4%B1rak%C4%B1ls%C4%B1n-freedemirbas?recruiter=786228&utm_source=share_petition&utm_medium=email&utm_campaign=share_email_responsive#petition-letter