Etiket arşivi: Foti Benlisoy

Foti Benlisoy: “Geçiş Süreci” Aşamacılık ve Siyasetin Normalleşmesi

“Solun ezberinin bozulduğu” zamanımızda belli ki çok sevilen bir belirleme, yerli yersiz tekrar ediliyor. Kastedilen “ezberin” ne olduğu hususu ise belirsiz. Herkes başkasını dogmatik/muhafazakâr, kendisini de yenilikçi ve “ezber bozucu” addettiğinden olacak ezberin ne olduğu konusunda rivayet muhtelif. Hoş, hafıza-i beşerin nisyan ile malul olmakla kalmayıp adeta yokluğa mahkûm olduğu zamanımızda kimsenin bir şeyleri ezberlemeye takati de yok gibi.… Devamını oku ...

Foti Benlisoy: 6-7 Eylül: Kendi Toprağında Rehine Olmak

6/7 Eylül 1955 olaylarının üzerinden yarım asır geçti. Hadiselerin yıldönümünde bu konuya değinmek de yavaş yavaş bir gelenek halini almaya başladı. Hafıza-i beşerin balık hafızası ile rekabet halinde olduğu ülkemizde bu sevindirici bir durum elbette. Fakat her “geleneğin” yarattığı yeknesaklıktan biraz olsun kaçınabilmek amacıyla bu yazı, olayların tam bir tarihsel dökümünü vermeyi hedeflemiyor; meselenin bazı yönleri etrafında kimi düşünceleri ele alıyor.… Devamını oku ...

Foti Benlisoy: Şimal Yıldızı: Kore Savaşı “Vatan Müdafaası” Olunca…

Modern Türkiye tarihinin en büyük suçlarından biridir Kore Savaşı. Yarımadaya gönderilen askerler egemenlerin dış politika tercihleri için kurbanlık koyun misali savaşın ortasına atılmışlar, bir katliamın parçası kılınmışlardır.

Pazar akşamları televizyon karşısında pineklemek bazen kaçınılmaz oluyor. 2 Ocak Pazar akşamı televizyon kanalları arasında volta atarken NTV’de yayımlanan Şimal Yıldızı Son Kore Gazileri adlı belgesele takıldı gözüm.… Devamını oku ...

Foti Benlisoy: Talat Paşa’yı Anlamak mı?

Solun milliyetçi-ulusalcı bir dili benimsemesi Gelecek dergisinde defalarca eleştirildi ve siyasete soldan bir müdahalenin gelişmesini engelleyecek bir siyaset algısı olarak tekrar tekrar yerildi. Bu eleştirilere göre, ulusalcı bir dilin benimsenmesi, kapitalist küreselleşme karşısında bir geriye çekilişi, “dış güçler-ulus devlet” karşıtlığına mahkum olmayı ifade ediyordu. Bu eleştiriler polemik hevesinden kaynaklanmıyordu. Kaygı duyulan, sosyalist solun milliyetçi dil ve sembolleri benimsemesinin onu hakim ideolojinin etkisi altına alacağı idi.… Devamını oku ...

Türk Milliyetçiliği, Müslüman Milliyetçiliği ve Anadolu Hıristiyanları

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş yakın bir tarihte hükümetin zor zamanlarda sarıldığı popüler “antiemperyalist” retoriğinden yola çıkarak bir açıklama yaptı:

“‘Türkiye Müslümanlığı’ dediğimiz, bugünlere kadar gelmiş olan bu büyük medeniyetin en temel özelliklerinden birisi gâvura ‘gâvur’ diyerek gâvurun karşısına dikilebilmektir. Onun için Çanakkale’de vazgeçmedik. Onun için Kurtuluş harbinde esir düşmedik. Biz, bu millet, bu toprakların Müslümanları nasıl düşünürse öyle düşünüyoruz.… Devamını oku ...

Foti Benlisoy: Plebisiter Bonapartizmin sınıfla yaklaşan imtihanı

Foti BenlisoyBir “Pazar yazısını” mesela bir anekdotla açmak, okurun merakını kışkırtmak açısından daha uygun bir yöntem olsa da şefçi rejimin doğasına dair kafa karışıklığı, şu malum “ne yapmalı” sorusunun cevabını kabak tadı verircesine çarpıttığından bu hususta biraz “katır kutur” bir iki hatırlatmayla başlamak en iyisi. Mevcut Bonapartist girişimin rakip hizipler karşısında güç ve meşruiyet devşirme mekanizması, sandıkta ve yaygın kitle seferberliklerinde somutlaşan istikrarlı toplumsal çoğunluktur.… Devamını oku ...

Foti Benlisoy: Adalet yürüyüşü ve yatay sınıf savaşları

Foti BenlisoyAlt sınıfların siyasete kendi çıkarları adına müdahale etmesini sağlayacak programatik ve örgütsel yığınağın bulunmadığı mevcut koşullarda, istibdat rejiminin kalıcılaşıp kalıcılaşmaması, tek bir sorunun cevabına bağlı görünüyor: Hâkim sınıf, ulusal düzeyde kapitalist üretim ilişkilerine yasal ve kurumsal bir çerçeve sağlayarak sermaye birikimi sürecinin koşullarını düzenleyen devleti “reise” teslim etmeye rıza gösterecek midir, yoksa göstermeyecek midir?… Devamını oku ...