Etiket arşivi: Foti Benlisoy

Türk Milliyetçiliği, Müslüman Milliyetçiliği ve Anadolu Hıristiyanları

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş yakın bir tarihte hükümetin zor zamanlarda sarıldığı popüler “antiemperyalist” retoriğinden yola çıkarak bir açıklama yaptı:

“‘Türkiye Müslümanlığı’ dediğimiz, bugünlere kadar gelmiş olan bu büyük medeniyetin en temel özelliklerinden birisi gâvura ‘gâvur’ diyerek gâvurun karşısına dikilebilmektir. Onun için Çanakkale’de vazgeçmedik. Onun için Kurtuluş harbinde esir düşmedik. Biz, bu millet, bu toprakların Müslümanları nasıl düşünürse öyle düşünüyoruz.… Devam >>

Foti Benlisoy: Plebisiter Bonapartizmin sınıfla yaklaşan imtihanı

Foti BenlisoyBir “Pazar yazısını” mesela bir anekdotla açmak, okurun merakını kışkırtmak açısından daha uygun bir yöntem olsa da şefçi rejimin doğasına dair kafa karışıklığı, şu malum “ne yapmalı” sorusunun cevabını kabak tadı verircesine çarpıttığından bu hususta biraz “katır kutur” bir iki hatırlatmayla başlamak en iyisi. Mevcut Bonapartist girişimin rakip hizipler karşısında güç ve meşruiyet devşirme mekanizması, sandıkta ve yaygın kitle seferberliklerinde somutlaşan istikrarlı toplumsal çoğunluktur.… Devam >>

Foti Benlisoy: Adalet yürüyüşü ve yatay sınıf savaşları

Foti BenlisoyAlt sınıfların siyasete kendi çıkarları adına müdahale etmesini sağlayacak programatik ve örgütsel yığınağın bulunmadığı mevcut koşullarda, istibdat rejiminin kalıcılaşıp kalıcılaşmaması, tek bir sorunun cevabına bağlı görünüyor: Hâkim sınıf, ulusal düzeyde kapitalist üretim ilişkilerine yasal ve kurumsal bir çerçeve sağlayarak sermaye birikimi sürecinin koşullarını düzenleyen devleti “reise” teslim etmeye rıza gösterecek midir, yoksa göstermeyecek midir?… Devam >>

Foti Benlisoy: “Planları birbirine düşürmek Parisli ile taşralıyı” Gezi’den Firuzağa’ya, nasıl yapmalıyız?

“Ayaklanmalar olmadığı için tehlike olmadığı söylendi. Toplumun yüzeyinde gözle görünür düzensizlikler olmadığı için bir devrimin söz konusu olmadığı söylendi. Efendiler, yanıldığınızı söylememe müsaade edin” diye başlıyordu sözlerine meclis kürsüsündeki Alexis de Tocqueville. Fransız devrimi sırasında giyotinden şans eseri kurtulan aristokratik bir ailenin ahfadı olan ve devrimci bir kalkışmaya dair herhangi bir sempatisi olduğunu asla söyleyemeyeceğimiz ünlü hatip, sözlerine şöyle devam ediyordu: “Efendiler esas kanaatim şudur:   İnanıyorum ki şu anda bir volkanın üzerinde uyuyoruz.… Devam >>

Foti Benlisoy: Referanduma doğru: ‘İyimser olmayan bir umut’

“Tarihin tanıklık ettiği gibi Bonapartizm, evrensel ve hatta gizli oy ile çok güzel sürdürülebilmektedir. Bonapartizmin demokratik ayini plebisittir. Zaman zaman vatandaşlara şu soru sunulmaktadır: Lider tarafında mı yoksa ona karşı mı? Ve seçmen namlunun soğukluğunu omuzları arasında hissetmektedir. Şimdi artık taşralı bir yarı aydın gibi görünmekte olan III. Napolyon zamanından bu yana bu teknik olağanüstü bir gelişme göstermiştir.” Troçki’nin Norveç’te sürgündeyken kaleme aldığı bu satırlar Türkiyeli okur için de bir hayli tanıdık.… Devam >>

Foti Benlisoy: Aptalların antiemperyalizmi ve ‘faşizm mekaniği’

1 Ocak 1914’te Van’da, Alman sosyal demokrasisinin “kurucu atalarından” olan ve 13 Ağustos 1913’te hayata veda eden August Bebel için bir anma etkinliği düzenlenir. Van’da Ermenice basılan “Askhatang” (Emek) dergisine göre etkinlikte “Sosyalizm Çağında Burjuvazi”, “Karl Marx ve Eseri” başlıklı konuşmalar yapılmış, Bebel’in hayatı ve mücadelesinden kesitler aktarılmıştı. Toplantının sonunda bir flüt-piyano keman topluluğunun gerçekleştirdiği müzik dinletisinde Mozart, Chopin ve Wagner’in eserlerinden pasajlar çalınmıştı.… Devam >>

Foti Benlisoy: ‘Esas düşman içeridedir’

Sosyalist antimilitarizmin abidevi ismi Karl Liebknecht, “sürdürdüğü amaçlar ve görevleri bakımından, dış siyaset iç siyasetin devamı, uzantısından başka bir şey değildir. Birbirlerini destekler ve tamamlarlar; dış siyaset iç siyasetin araçlarını ve yöntemlerini kullanır, iç siyaset de dış siyasetinkileri kullanır” diye yazar. Liebknecht “iç” politika ve “dış” politika arasındaki sınırları bilinçli olarak silikleştirerek militarizmin sadece bir devletin rakip devletlere karşı yürüttüğü savaş siyasetinin bir ürünü olmadığını, dışa yönelik militarizmin içe dönük militarizmin bir devamı, tamamlayıcısı olduğunu vurgular.… Devam >>