Etiket arşivi: Ermeni Soykırımı

Vahakn N. Dadrian: Ermeni Trajedisi ve Kurbanlarına Duyduğum Acıma Duygusuyla Başladığım Bilimsel Araştırmalar

Türkiye, İstanbul’da doğmuş bir Ermeni’yim ve I. Dünya Savaşı Ermeni Soykırımının etkisi altında büyüdüm. Kuşağımdan pek çokları gibi, benim hayatım da o soykırımın getirdiği tahribatlardan nasibini aldı. Aile üyelerinden çoğunu, en önemlisi de baba ve anne tarafından dede ve ninelerimi kaybetmenin ötesinde, sağ kalan aile üyelerimin hayatlarının kalan kısmında katlanmak zorunda kaldıkları travmadan doğan büyük ıstırabı ben de yaşamak zorunda kaldım.… Devam >>

Alin Ozinian: Dolma, İttihatçılar ve İntikam Tanrısı Nemesis

Geçen hafta sosyal medyada yine oldukça eğlenceli “diyaloglara” şahit olduk. Armenian Food, (Ermeni Mutfağı) adlı amatör bir hesap tweetinde dolmanın (sarmanın) bir Ermeni yemeği olduğunu iddia etmek hatasına düşünce, haliyle ceberut “Dolma’nın milli kimliğini koruma gönüllerinden” gerekli cevabı aldı.

Halkımız milli konularda hassas, konu yemek olunca daha da hassas. Güzide Türk mutfağına Ermeni’si, Rum’u, çeşit çeşit “belası” musallat olursa onlar da doğal olarak mutfaklarını korumak, kollamak, düşmana yerini göstermek için şahlanıyorlar.… Devam >>

Recep Maraşlı: Sabiha Gökçen Olayı ve soykirim cocuklari

“Atatürk’ün manevi kızlarından” biri ve Türkiye’nin ilk kadın savaş pilotu olarak yetiştirilmesiyle ünlü olan Sabiha Gökçen, Kemalizm’in yarattığı “cumhuriyet kadını” prototipi olarak da gösterildi hep. Bizim açımızdan ise 1937-38 Dersim katliamına, havadan bombardımanla katılan bir Kemalist’ti O!…

Sabiha Gökçen’in etnik kimliği tartışması aslında çok yüzeysel bir tartışmayla geçiştirildi. Oysa asıl tartışılması gereken olguların üzeri bile açılmadı.… Devam >>

Sait Çetinoğlu: İttifak Devletleri Kaynaklarında Ermeni Soykırımı ve Ermeni Soykırımında Alman etkisi

Titiz soykırım araştırmacısı Vahakn N. Dadrian, Belge Yayınlarınca yayımlanan, Ermeni Soykırımında Kurumsal Roller (1) kitabında, genel olarak soykırımı tartışarak, Ermeni soykırımında Partinin, Askeri ve sivil otoritelerin, Teşkilat-ı Mahsusa’nın, doktorların suçlarını ve tüm bunların suç ortaklarını belgelemiş, bu sorumluların askeri ve Divan-ı Harbi Örfi Mahkemeleri’nde görülen davalarından örnekler de vererek, Ermeni soykırımına ilişkin zengin belgeler sunmuştu.… Devam >>

Temel Demirer: ERMENİ SOYKIRIMI’NIN BELGESİ VAR (MI?)[*]

“Geçmiş asla ölü değildir; geçmiş, geçmiş bile değildir.”[1]

1915, Ermeniler için “Medz Yeğern/ Büyük Felaket”, Süryanîler için “Seyfo/ Kılıç”, Rumlar için ise “Sfagi-Xerisomos/ Katliam” demektir; yani soykırımın kardeş dillerdeki telaffuzu budur; böyledir.

Ben de bunu telaffuz edip, yüksek sesle dillendirdiğim için TCK 301’den bir kaç kez yargılanıp; dönemin AKP’li Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in, “Ben devletime katil dedirtmem,”[2] kostaklanmasının muhatabı olmuştum…

Sonrası da geldi; Süleyman Demirel Üniversitesi’nden Erman Şahin “Soykırım” dediğim(iz) için[3] “Bilimsel Etik ve Yöntem”(!) dersi(?) veriyor şunları diyerek:

“Ermeni gazeteci Hrant Dink’in trajik bir suikast sonucu hayatını kaybetmesinin ardından, Temel Demirer ve Sibel Özbudun tarafından ‘1.500.001’inci Ahbarik’ başlığı altında Ermeni Meselesini ele alan bir makale kaleme alındı.… Devam >>

Sait Çetinoğlu: 1915 Soykırım Sürecinde Ermeni Gen havuzuna El Konması ve Seks Köleliği

Çeşitli Ermeni kaynaklarında üstündeki elbisenin önü beline kadar açık ve yeni buluğa erdiği anlaşılan yarı çıplak genç kız fotoğrafına bir anlam veremezdim. Son günlerde üzerinde çalıştığım Yves Ternon’un Mardin 1915, Bir Yıkımın Patolojik Anatomisi kitabında kullanacağımız  fotoğrafları seçerken bu fotoğraf yine karşıma çıktı altında şöyle bir yazı vardı: “seks kölesi yapılan Mardinli Ermeni bir kız”.… Devam >>

Ragıp Zarakolu: Onlar hep bizimle

Aynı gün çok yakın olduğunuz, birlikte kavga yürüttüğünüz iki insanın ölüm haberini almak doğrusu çok ağır. İsveç’in en güney kıyılarında, 1961 yılında Kuzey Rodezya’da yine bir barış misyonu için yollara düştüğünde şüpheli bir uçak kazası sonucu ölen, Birleşmiş Milletlerin en karizmatik genel sekreteri Dag Hammarkjöld’ün kendisinin oturamadığı, şimdi müze olan kır evini ziyaretten dönerken geldi iki acı haber.… Devam >>