Aris Nalcı: Sap bizden olunca…

Biz Ermeniler bu reformların tadına çok baktık, benden size tavsiye bir yolunu bulup Raffi’yi İngilizce veya Fransızca okuyunuz.

Ormandaki ağaçların kralı sormuş ağaçlara;

  • En tehlikeli düşmanımız kim?
  • ‘Balta’ demiş ağaçlar
  • ‘Nasıl bir şey o’ diye devam etmiş kral
  • Ucunda sivri bir metal var dövülmüş. O keskin tarafıyla öldürüyor bizleri
  • Başka neleri var bu düşmanın?

Aris Nalcı: Herkes gitti bir o kaldı

“Bu soyağacının kökleri başından 1914-1918 Dünya savaşına kadar Küçük Asya’da Amasya’ya dayanır.

Doğal yoldan vefat edenlerin mezarları halen Amasya’dadır. 1914-1918 savaşında öldürülenlerin mezarları yoktur. Bu ağaçta her bir haç öldürülenlerin mezaları olarak onların hüzünlü anısını ölümsüzleştiren Haçkar’ı olsun. Gelecek nesillerin kalbinden özlemle bakalım bu haçlara.

Hayatta kalanlar bu haritanın hazırlandığı tarihte Amasya, Sovyet Ermenistan’ı, Rusya, İstanbul, Suriye, Bulgaristan, Kıbrıs, Mısır, Fransa ve Amerika Birleşik Devletleri’nde bulunuyorlar.…

Aris Nalcı: Garin’den geriye ne kaldı?

Her yıl yurdun dört bir yanında yapılan kimin kimden kurtulduğunun belli olmadığı bir ‘kurtuluş’ gününün ardından Erzurum’dayız. Milliyetçi damarın en yüksek olduğu şehirlerden biri olan Erzurum, Ermenilerin en köklü beyliklerinden biri.

Yüksek Hayk Ovası (Partsr Hayg) olarak Ermeni tarihine geçen şehirde yüzyılın başında Ermeni nüfusu şehrin yüzde 60’ını oluşturuyordu.

Şans bu ya biz varmadan birkaç gün önce Aşkale’de belediye işçilerinden oluşan bir ekibin ‘şarap içip cami yaktığı’ Ermenilerden kurtuluş piyesi oynanmıştı Erzurum’da.…

Aris Nalcı: Şu bizim bitmeyen altınlarımız!

“Taşı toprağı altın şu memleketin” derler ya. Kaza kaza bitiremediler.

Özellikle mevzu Ermeniler ve Rumlar oldu mu altının bini bin paradır. O kadar bereketlidir ki o altınlar 100 yıldır 72 milyon çıkara çıkara yiyemedi ve halen de her yeni bulunan kilisenin altını kazıp define aramaya devam ediyorlar.

Nerede bir Ermeni’nin yaşadığı iddia ediliyorsa orada kazı yapılmıştır mutlaka Türkiye’de.…

Aris Nalcı: 20 Ermeni sosyalistin darağacı yolu

Arıs NalcıBir gün, Nevzat Onaran’dan bir telefon geldi: “Aris, bir kitap buldum Atatürk Kitaplığı’nda, önemli olabilir.” İşte bu telefonun ardından Nevzat ağabeyin bana getirdiği taranmış eksi bir Ermenice kitabın hikayesi böyle başladı. Kitabı rakamla “20” olarak kodlayan Atatürk Kitaplığı’nın ‘en azından kitabı saklamış’ olması bize yeni bir tarihin kapılarını açtı.

Bugüne kadar Osmanlı’daki resmi Ermeni partileri ile ilgili Türkçe kaynaklarda çoğunlukla milliyetçi veya ulusalcıların çevirdiği ve aslında Ermeniceyi nerede öğrendiklerini bile anlayamadığım birçok kitap okudum.…

Ermeni tarihçi Suny: Kendini mağdur gören iki ulus var ama aslında ikisi de özne

1965’ten bu yana sürekli olarak Türkiye’ye çağrıda bulunan Ermenistan devleti ve diaspora Ermenileri taleplerine karşılık bulamayınca seslerini duyurmak için birçok yola başvurdular.

Bazısı iyi bazısı kötü. Bu denemeler 2000 yılından itibaren daha politik ve akademik girişimler haline geldi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sürekli bahsettiği tarih komisyonu ve Başbakan Davutoğlu’nun daha Dışişleri Bakanı iken ürettiği “bizim diasporamız” söylemleri 2000 yılında atılan adımların okumaların sonucunda gelişti.…

Aris Nalcı: Paramaz ve onu yalnız bırakmayan arkadaşları…

Arıs NalcıErmeni Soykırımı’nın 100. yılında yüzleşme gereçleri gün geçtikçe artarken artık Ermenice kaynaklar da Türkçe olarak okuyucularla buluşmaya başladı.
Art arda yayınlanan birçok kitap gelecek nesiller için kendilerine öğretilmeyen tarihin bir başka yüzünü göstermek için önemli bir yol yaratıyor.
1900’lü yılların başından itibaren Türkiye’nin uluslararası arenada ve kendi içinde de yarattığı bir tez vardı.…

ARİS NALCI: Sahibinden satılık Ermeni köyü

Selamlar abi ben sizin sahibinden.com’daki ilanınız ile ilgileniyorum.

-Evet buyur abicim…

– Bu satılık eski Ermeni köyü, tam nerde?

– Bu Orhangazi yazıyor ama Bursa yolunda Gemlik’e doğru orası Asayiş ve Güvenli Köyü’ne yakın.

– Eski Ermeni köyü diyorsun. Şimdi orası nasıl bir yer?

– Valla karışık değil merek etme burası.

Fatih Akın İMC TV’ye konuştu: Hrant Dink kafamdaki kanalları açtı

71. Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan için yarışan Fatih Akın’ın “The Cut” filminin gösterimi yapıldı. Fatih Akın’ın yeni filmi The Cut Venedik Film Festivali’nde dünya prömiyerini yaptı. Ermeni soykırımında ailesini kaybeden Mardinli bir Ermeni’nin ailesini bulma çabasını beyaz perdeye taşıyan Akın filmin ilk gösteriminin ardından İMC TV’nin de aralarında bulunduğu kısıtlı sayıda gazeteciyle röportaj yaptı.…

Fatih Akın: Ermeniler bu yüzleşmeyi bir Türk yönetmenden bekliyordu

ARİS NALCI

100 yıllık bir kesik…

Fatih Akın’ın Ermeni soykırımını anlatan filmi “The Cut – Kesik” Venedik Film Festivali’nde dünya prömiyerini gerçekleştirdi.

Sinema eleştirmenleri filmi tam anlamıyla kesip biçti diyebiliriz.

Eleştiriler dağ gibi.

Beğenenler de bir o kadar çok.

Ben filmi bir gazeteci olarak değil bir Ermeni olarak izledim.

Size de tavsiyem tüm önyargılarınızdan soyunun,

Evet, biliyorum Ermeniler kendi acılarını anlatacak bir film bekliyor,

Ama bu kadar büyük bir acı, 100 yıllık inkar, bir filme sığmaz.…