Etiket arşivi: Ermeniler

Alin Ozinian: Dolma, İttihatçılar ve İntikam Tanrısı Nemesis

Geçen hafta sosyal medyada yine oldukça eğlenceli “diyaloglara” şahit olduk. Armenian Food, (Ermeni Mutfağı) adlı amatör bir hesap tweetinde dolmanın (sarmanın) bir Ermeni yemeği olduğunu iddia etmek hatasına düşünce, haliyle ceberut “Dolma’nın milli kimliğini koruma gönüllerinden” gerekli cevabı aldı.

Halkımız milli konularda hassas, konu yemek olunca daha da hassas. Güzide Türk mutfağına Ermeni’si, Rum’u, çeşit çeşit “belası” musallat olursa onlar da doğal olarak mutfaklarını korumak, kollamak, düşmana yerini göstermek için şahlanıyorlar.… Devam >>

Ermenilerin unutulmuş direniş meskeni: Surp Hovhannes Dağı

Urfa Ermenileri, 1915’in bahar aylarından itibaren sürgün kafilelerinin Urfa’dan geçmesiyle tedirginlik içine girdi. Kısa süre sonra Urfa’da da ev baskınları ve tutuklamalar başlayınca, Urfa’daki Ermeni kasabası Germuş’un gençleri, Urfa dışından sürgünle gelen Ermeni gençlerle birlikte Surp Hovhannes Dağı’na çekildi ve burada soykırıma karşı direniş başlattı.

Ermeni halkının Urfa’daki tarihine ilişkin bilinmeyenleri gün yüzüne çıkaran çalışmalar yapan eski HDP milletvekili ve eğitimci-yazar Ziya Çalışkan, Urfa Ermenilerinin soykırıma karşı direnişinin bilinmeyen bir kesitine, bugün artık unutulmuş olan Surp Hovhannes Dağı’nda Ermeni gençlerinin öz-savunmasına ışık tutuyor.… Devam >>

Ragıp Zarakolu: Ermeni fobisi

Geçen hafta Avrupa parlamentosunda Ermeni fobisini tartıştık. Maşaallah fobi deyince hiç biri eksik değil. Borsa da hisse senetlerinin iniş çıkışını takip etmek gibi bir şey. Antisemitizmden, Rum ve Ermeni fobisine, Kürt fobisine uzanan bir sinsile. Bu arada “kafir” oldukları için Süryani/Keldaniler de paylarına düşeni elbette alıyorlar. Nasturi desen, o mesele zaten 1924/25 de “hal’olmuş” Hakkari/Çölemerk’de…

Son dönemde, herhalde Ergenekon çevresi ile yeniden flört yapma sonucu, Ermeni fobisi yeniden tırmanışta.… Devam >>

Taner Akçam: Sarıkamış’ta savaşan Ermeni askerler ve esaret mektupları

1922 yılında Paris’te Ermenice bir kitap yayımlanır; kitabın adı Acı Çekenlerin Sesi (Tsayn Darabelots), yazarı B. Donabedian’dır. Aslında Donabedian’ın kitaba yazdığı önsözde söylediği gibi, kitabın tek bir yazarı yoktur. Yüzlerce farklı kişi tarafından yazılmış mektupların biraraya toplanmasından oluşmuştur. Mektupların hemen hepsi, soykırımdan kurtulmuş veya kurtulup kurtulamadıkları henüz daha belli olmayan Ermeniler tarafından 1916-1919 yılları arasında yazılmıştır.… Devam >>

Serdar Korucu: Ermeni Tarihçilerin Gözünden Malazgirt

Türkiye’de “Türklere Anadolu’nun kapılarını açan zafer” olarak nitelenen Malazgirt için resmi kutlamalar bu sene başlıyor. Ancak bu “Selçuklu Zaferi”ni öğrenmenin tek yolu bölgedeki Ermeni tarihçiler…

Ermeni kaynakları Selçuklu tarih yazımında başı çekiyor. Bunun nedeni Selçuklu güçlerinin Anadolu’ya geçişlerinin anavatanları üzerinden olması. Bu durumu Ondokuz Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Tellioğlu, Türk Tarih Kurumu’nun “Türk-Ermeni Külliyatı” içinde de bulunan “Ermeni Kaynaklarının Gözüyle Anadolu’nun Fethi” makalesinde şu sözlerle ifade ediyor: “…eğer Ermeni kaynakları olmasaydı, Selçukluların Anadolu’yu kendilerine nasıl yurt olarak seçtiklerini anlamak mümkün olmazdı.… Devam >>

Maraş’tan Uruguay’a Ermeni Tehciri

Soykırımı yaşayan son Ermenilerden Anna ve Uruguay’daki 15 bine yakın diğer Ermeni, tehcir serüvenini anlattılar. Yakılan evler, karnı deşilen genç kadınlar, ardından Halep, Beyrut, Kudüs, Arjantin, Meksika ve Uruguay’da son bulan Maraşlı Ermenilerin hikayesi, romanları aratmıyor.

“O zaman Adana’da ayaklanmalar olmuştu. Kalabalık, Ermeni mahallesini yağmalamıştı. Altı yıl sonra çok daha büyük çapta olacakların habercisi gibi bir şeydi.… Devam >>