Ragıp Zarakolu: Salatada sos olmamak

Kürtler, uluslararası alanda Kobane direnişi ile, Ezidi halkının soykırımına karşı Sincar dağında direnişleri ile, kadın gerillalar uluslararası camiada ilk kez ciddi bir kabul gördüler.

Suriye bir anlamda 1998 yılında kendisinden isteneni yaptı. Ama en azından “bana onun kellesini ver” talebini yerine getirmedi.

Misafirlik hukukuna uygun davranmasa da, evinde yeterince kaldığını düşündüğü misafire, “komşular senden şikayet ediyor, bağına girip duruyormuşsun, terk etmelisin” dedi.… Devam >>

Gomidas’ın sessizliği

Kürdistan ve Anadolu’yu köy köy dolaşarak 3 binden fazla Ermenice, Kürtçe, Türkçe ve Farsça şarkıyı notaya döken, ömrünün son 18 yılında ise tek bir kelime etmeyen Ermeni müzikolog ve sanatçı Gomidas unutulmadı.

Kütahya’da 1869 yılında doğan etnolog, müzisyen ve bestekar Gomidas, 150 doğum yılı vesilesiyle büyük bir konserle İstanbul’da anıldı. Cemal Reşit Rey konser salonunda gerçekleşen “Aydınlık Sabahın Sesi| Gomidas 150 yaşında” konserinde Ermenistan, Türkiye ve Amerika Birleşik Devleti’nden (ABD) sanatçılar ve topluluklar sahne aldı.… Devam >>

Azınlıklar Nasıl Azınlık Oldu?

Sivas Üniversitesi öğretim görevlisi Sinan Laçiner ile bir söyleşi.

– Elmas Gören: Türklük vurgusunun ve milliyetçi-militarist söylemin siyasette yeniden egemen hâle geldiği bir dönemde varlıkları ve geçmişleri görünmez kılınan azınlıkların ne yaşadığının bilinmesi daha çok önem kazanıyor. Mustafa Kemal’in “Bu memleket tarihinde Türk idi, o halde Türktür ve ebediyen Türk olarak yaşayacaktır” sözünden hareketle soracak olursak, gerçekten tarihsel hakikat böyle miydi?Devam >>

Kavel Alpaslan: Berlin’e yürüyen Ercişli yetim general: Nver Safaryan

1915’den sağ kurtulup Dünya Savaşı’nda Nazi Almanyası’nın yenilmesinde payı olan general Nver Safaryan Vanlı bir yetimdi. General henüz Kafkasya’dayken askerlerine şöyle diyordu: “Çoğumuz Batı Ermenistanlı yetimleriz, bizim için Kars, Garin-Erzurum, Van, Muş ne anlam taşıyorsa, Berlin’i kurtarmak da o anlamı taşımalı…

Mayıs 1945: Nazi Almanyası’nın başkenti Berlin düşmüş, Kızıl Ordu askerleri kentin sokaklarında zaferi kutluyor… Savaşta verdiği milyonlarca kaybın yanı sıra, Nazi işgali altında yok edilmiş köyleri, harap olmuş kentleriyle Sovyetler Birliği için tarifi zor bir an.… Devam >>

Serdar Korucu: Osmanlı Sosyalist Fırkası’nın Ermeni Gündemi

Osmanlı’da sosyalizmin ilk temsilcileri arasında yer alan Osmanlı Sosyalist Fırkası, 109 yıl önce resmen kuruldu. Beyannamesini İştirak dergisinin 20. sayısında yayınladı.

Miladi takvime göre 15 Eylül 1910’da (Rumi takvimle 2 Eylül 1326) yayınlanan beyannamede, sosyalizmin Osmanlı’da “pek fena, pek yanlış ve külliyen medlülüne [gösterilen] zıd bir surette” anlaşıldığını belirtiyor ve devam ediyordu: “Sosyalizm sermayenin mahdud [sınırlı] ve behemehal [herhalde] müstebid [despot] kimseler elinde bulunmasına itiraz ile “herkese hakkı kadar” kaidesini vaz’eder [yerleştirmek] Niçin milyonlarca adamlar birkaç kişinin esiri olsun?”

Osmanlı Sosyalist Fırkası’nın en önemli vurgusuysa Osmanlı topraklarının çeşitliliğine vurgu yapması ancak önceliği işçi sınıfına vermesiydi:

“Osmanlı Sosyalist Fırkası memleketimizde anasır-ı muhtelife [çeşitli unsurlar] arasında ittihad [birlik], uhuvvet [kardeşlik], müsavat [eşitlik] esaslarına hadim [hizmet eden] ve yegane esbab-ı tefrika [yayın nedeni] olan münaferat [nefretler] ve suitefehhümat-ı kavmiyenin [kavmin yanlış anlamaları] izalesine [giderme] saidir [çalışan].”

İlk amaç, “ekseriyet-i azimeyi [büyük çoğunluk] teşkil eden fıkara-yı ahali ve amele sunufunun muhafaza-i hukuk ve terhif-i hayatı” olacak, ikinci amacı yeryüzündeki işçilerle birlikte çalışma ve birleşmekti.… Devam >>

Aris Nalcı: Garin’den geriye ne kaldı?

Her yıl yurdun dört bir yanında yapılan kimin kimden kurtulduğunun belli olmadığı bir ‘kurtuluş’ gününün ardından Erzurum’dayız. Milliyetçi damarın en yüksek olduğu şehirlerden biri olan Erzurum, Ermenilerin en köklü beyliklerinden biri.

Yüksek Hayk Ovası (Partsr Hayg) olarak Ermeni tarihine geçen şehirde yüzyılın başında Ermeni nüfusu şehrin yüzde 60’ını oluşturuyordu.

Şans bu ya biz varmadan birkaç gün önce Aşkale’de belediye işçilerinden oluşan bir ekibin ‘şarap içip cami yaktığı’ Ermenilerden kurtuluş piyesi oynanmıştı Erzurum’da.… Devam >>

Ayşe Hür: Sermayenin Müslüman/Türkleştirilmesi: 1913-1922

İttihat ve Terakki Cemiyeti (İTC) 23 Ocak 1913 Babıali Baskını ile iktidara kesin olarak el koyduktan sonra aynı yıl içinde topladığı kongresinde “millî iktisat” politikasını benimsemiş ve “Küçük Efendi” diye anılan İaşe Nazırı “Kara” Kemal’i bu politikayı hayata geçirmekle görevlendirmişti. Kara Kemal, “Avrupa’da hükümetler ya işçiye ya da burjuva tabakalarına dayanırlar.… Devam >>