Sait Çetinoğlu: Canip Yıldırım’ın Anılarından Ermeni Soykırımı ve Kürtler

Ünlü Kürt politikacı ve hukukçu Canip Yıldırım Hevsel Bahçesinde Bir Dut Ağacı* başlıkla kitaplaştırılan söyleşisinde Ermeni Soykırımı ve el konulan kadınlardan söz ederken önemli bilgiler verir. Canip Yıldırım, Teşkilat-ı Mahsusa ile işbirliği yaparak Ermeni Soykırımına gönüllü katılan ailelerden başta gelen bilinen isimleri sayarak başlar:

“Diyarbakır’da bazı aileler Ermenilere karşı devletle işbirli­ği yaptılar.… Devamını oku ...

Alin Ozinian: Karabağ savaşını kaybeden Paşinyan seçimi nasıl kazandı?

Bu sabah kesinleşen seçim sonuçlarından sonra Ermenistan ile ilgilenenlerin aklında tek soru var: “Savaşta kaybeden Paşinyan oyların %53,92’sini alarak seçimi nasıl kazandı?”

Ülkenin SSCB’den ayrıldıktan sonra geçtiği yolu, önceki yöneticilerini, ülkedeki eski yolsuzluk ağlarını ve son 3 yılı takip edececek olursak, anlaşılmayacak bir şey yok.

Öncelikle Paşinyan’ın zaferine etki eden iki güç ve onların söylem ve eylemleri var; Paşinyan ve Paşinyan’ın eski ana rakibi seçimlerde %21.04 oy alarak ikinci çıkan Ermenistan’ın eski Cumhurbaşkanlarından Koçaryan ve “yavrusu” – seçimlerde % 5.23 oy alan Paşinyan’ın kadife Devrim ile koltuğundan ettiği Serj Sarkisyan.… Devamını oku ...

Toros Toranyan: Fotoğraflar konuşsun

Günlerden bir gün, tesadüfen, Halep’te bir düşünüre rastladım. Tarihçiydi ve görünüşe göre sosyal konularla yakından ilgiliydi.

Kendini tanıttı -Sait Çetinoğlu. Bana, Fikret Başkaya’nın eserlerinden, birkaç kitap da verdi…
Mümkün müdür ki bir Türk ve bir Ermeni rastlasınlar ve Türkiye’de yaşananlar, Ermeni’lere yaşatılanlar hakkında sessiz kalsınlar.

Ama o konu hakkında konuşmadık, ikimiz de bir uyarıdan esinlenmiş, kırımlar konusunda sessizliği koruyorduk.… Devamını oku ...

Sait Çetinoğlu: ÇETE GELENEĞİ

Gün geçmiyor ki ortalık çete haberleriyle çalkalanmasın, her çete haberi yeni bir şeymiş gibi, sanki ilk defa cereyan ediyormuş gibi sunuluyor, haber sunucuları bu haberleri verirken hayretten sanki ağızları bir karış açık dilleri tutulmuş gibi naklediyorlar. Rol kesiyorlar. Halbuki tarih boyunca çetelerle o kadar iç içelik var ki, çete teşkil etmeden neredeyse devletin bekası tehlikeye girecek, en önemli işleri çetelere havale edilmeden çözüldüğünü göremiyoruz.… Devamını oku ...

Sait Çetinoğlu: Kaypakkaya’da Rejimin/Kemalizm’in Teşhiri

Kaypakkaya,  sol yada sosyalist gelenek içinde Kemalizm ile arasında mesafe koyarak cepheden eleştirip  bir ilki gerçekleştirmiştir. Olağan üstü sınırlı koşullarda olmasına karşın eleştirilerinde son derece radikaldir. Bu güne göre oldukça sınırlı bir bilgi[1] dağarcığı ile yapıldığını söyleyebileceğimiz rejimin niteliğine dair bu eleştirileriyle Kemalizme büyük gedik açmıştır. Kaypakkaya’nın öneminin bu eleştirilerinde gizli olmasının yanında, Kemalizmin iflah olmaz çözülüşünün başlangıcı olan bu eleştiriler Kaypakkaya’nın neden hala yasaklı olduğunu ve  çeşitli etkinliklerle ona sahip çıkanların hala kovuşturmalara uğraması ve cezalandırılması da bu eleştirilerde gizlidir.… Devamını oku ...

Nikos Michailidis: Bir trajedinin yıldönümü: İttihatçılar Pontus Rumları’na etnik temizlik mi yoksa soykırım mı uyguladı?

Osmanlı’nın çöküş döneminde Karadeniz yöresinin kadim halkı, Rum tebaasının akıbeti ne oldu? Yaşananlar bir tehcir / zorla göç ettirme mi, isyan sonucu gelişen katliamlar mı yoksa bir soykırım mı? Bir “soykırım” olduğu konusunda akademisyenlerin uzlaştığı bu olayları, simgesel tarihi sayılan 19 Mayıs 1919 gününün yıldönümünde ele almaya çalışalım.

Osmanlı, 1913 baharından başlayarak, bu bölgelerdeki varlıkları ulusal güvenlik için tehdit olarak görülen Ege bölgesi ve Doğu Trakya Rumlarına odaklanan bir sürgün ve zorla göç programı uygulamaya başlamıştı.… Devamını oku ...

Ragıp Zarakolu: ‘Ermeni’si olmayan aşirete aşiret denmez!’

Ağabeyim Atanur mimardı, askere gittiğinde birlikte paylaştığımız oda bana kaldığı gibi karanlık odası ve rolleiflex fotoğraf makinesi de bana kaldı. Hani şu tepeden bakılan, kare olarak görüntüyü alan nitelikli fotoğraf makinesi. 5 yıl eş durumundan dolayı Almanya’da de facto sürgün kalan ablamın hediyesiydi ona. Geçen gün konuşurken, “Senin de ülkeye gelememe durumun da beş yılı doldurdu” dedi.… Devamını oku ...

Tarih ve Siyaset üzerine Yazılar ve Araştırmalar