Taner Akçam: Dersim ve tarihle yüzleşmek

15 Kasım 1937 Seyit Rıza ve diğer Dersim ileri gelenlerinin idam edilişlerinin tarihi. Onların idamı, 37/38 Dersim Katliamı’nın önemli bir simgesi. Bugün, Seyit Rıza ve diğer idam edilenlerin mezar yerleri hâlâ bilinmiyor. Dersim idamlarından hareketle, Türkiye’de tarihle yüzleşme sorunları üzerine yedi tez ileri sürmek istedim.

Tez bir: Tarihte yaşanmış acı bir olay üzerine konuşmak gerekmez, bir yarayı kaşımanın hem bir anlamı yoktur hem de kimseye faydası olmaz.…

Kavel Alpaslan: Erzincan Sovyeti!

Ekim Devrimi’nin yüzüncü yılı ve Bolşeviklerin yerellerde Sovyet meclislerini kurması aslında Türkiye yakın tarihine çok yakın bir noktada duruyor. Bolşevikler Çarlık Rusya’sının bulunduğu hemen her yerde yönetimi ele geçirmeye çalışıyordu ve bu bölgelerden biri de Erzincan’dı. Ancak sözü geçen ‘Erzincan’ bugünkü Erzincan il sınırlarından daha geniş bir bölgeyi kapsamakta. Bu yıl kuruluşunun yüzüncü yılı olan, Dersim, Bayburt ve Erzincan bölgelerinde ilan edilen ‘Erzincan Sovyet’, bayrak direklerine kızıl bayrak çektikten sonra sadece dört yıl ayakta kalabildi.…

Hranouch Kharatian: Dersim’de kimlik araştırması 2. bölüm: Dersim’in alevi olmuş Ermenileri

Çeşitli yazarların ifadelerine göre, 20. yüzyılın başında, Dersim’de nüfüsün yaklaşık üçte biri “Armani” denilen Ermenilerden oluşuyordu ama onlar kendilerine  „Hay“ diyorlardı. Ermeni kimliği aşağıdaki harici işaretler ile karakterize edilmekteydi: Hıristiyanlık, Ermeni dili, Ermeni isimleri, bazı popüler ayinler ile  giyim ve mutfak konusundaki bazı farklılıklar: Geleneksel olarak Ermeniler daha kültürlüydü, çoğu yanında bir dini okul bulunan bir kiliseye sahip köylerdeydiler ve Konstantinopolis Ermeni Patrikhanesi ile  Erzincan ve Harput piskoposluklar ile bağları vardı.…

Nevzat Onaran: Dersim’de ‘Tunç Eli’ kırımı

1915’ten 1938’e ve bugüne… Irkçılık, devleti kurumsallaştıran resmi ideolojinin yapısal icraatıdır. Ambalajı da, “ayrımız-gayrımız yok” ya da “birlik beraberliğimiz” söylemidir. Irkçılığın sokaktaki kitle tabanı, hep diri tutulur ve gerektiğinde kapağı açılan gazoz gibi hemen köpürür. Böylesi bir harekâtla Aysel Tuğluk’un annesinin naaşı mezarından çıkartıldı ve faillere de karakolda “aferin” denildi. Irkçılık her an kendini görünür kılar; çevremize bakmamız yeterlidir.…

Hovsep Hayreni: Osmanlı dönemi, Kürt otonomisi ve Ermeniler aleyhine işleyen süreç

Sultan Selim 1514 Çaldıran zaferinde kendisine büyük yardımı dokunan Kürt aşiret ve emirlerini daha kalıcı işbirliğine teşvik etmek amacıyla mükâfatlandırır. Gelecekte Kürtlerin savaş hizmetlerini güvenceye alacak şekilde Bitlisli Molla İdris’le anlaşmaya varır. Böylece imparatorluğun doğu sınırında savunma işiyle birlikte yerel otorite olma imtiyazı da Kürt feodal beylerine verilir. Bu tercihte din faktörünün de önemli bir rolü vardır.…

Hranouch Kharatian: Dersim’de kimlik arayışı 1. Bölüm: Dersim kimlikleri

Ermenistanlı etnolog Hranouch Kharatyan Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze izlenen Türkleştirme politikalarının Dersimliler üzerindeki etkisini inceliyor. Osmanlı’dan günümüze Dersim’in farklı toplulukları kimliklerini farklı şekillerde tanımladılar. Ama onların tanımlarından bağımsız olarak devletler her dönemde bu toplulukları yakından izledi.

Türkiye Cumhuriyeti’nde „kimlik hakkının“ geçirdiği evrimler

Türkiye halkına « Türk » kimliğinin yoğun bir şekilde aşılanması ve « Türk» isminin verilmesi programı politik, ideolojik-kültürel ve zorlayıcı idari yöntemler aracılığı ile modern bir ulus devlet yaratmak için Kemal Atatürk tarafından düzenlenmiştir.…

Sait Çetinoğlu: Sargis Alemyan’ın Hayatından Bir Kaç Yaprak; 1915 Soykırımı, Dersim’e Sığınma ve Sovyet Ermenistanı’na Yerleşme

1915 Soykırımı mağdurlarından Sargis Alemyan’ın Soykırımdan kurtuluşunun anlatıldığı hayat hikayesini “Bu hatıralarda, bir çocuğun yaşadıklarının haricinde, bu insanın hafızasında yer etmiş olan iyilikler ve kötülükler, bununla birlikte de o karışık yıllarda insanlıklarını kaybetmeyen, yedikleri bir lokma ekmeği inkâr etmeyen (edenler de), masum ve müdafaasız kadın ve çocuklara karşı „köpekleşmeyen“ (köpekleşenler de), uzak diyarlardan mağdurlara insani bir el uzatıp, onları tekrar hayata döndürmek uğruna didinip, yerine göre kendileri de ateş arasında kalanİnsanları minnetle andığını ve bu minnet duygularının kendi çocukları ve torunları tarafından da bilinmesinin istendiğini görmekteyiz.…

Bin yıllık çığlık

Dersim’in Hozat ilçesine bağlı Ergan (Geçimli) köyünde bulunan Ermenilere ait kilise, bakımsızlıktan dolayı harap hale geldi. Halen Ermenice yazıtların bulunduğu kilise, Ermenilere ait en eski kiliselerden biri olarak biliniyor.

Hozat ilçe merkezine 15 kilometre uzaklıkta olan Ergan Kilisesi’nin devlet tarafından restorasyon çalışmasının yapılmaması ve hazine avcılarının talanı nedeniyle büyük bölümü tahrip oldu.…

Seher Yeğin: Zeynep’in Dersim’e yolculuğu

Halvori Surp Garabed Vank’ı (Manastırı) 1915’den sonra Dersim’de yıkılmamış ve ibadet yapılabilen tek Hristiyan inanç mekanıdır. 1937 yılında Türk askerleri tarafından bombalanır ve keşişi gözaltına alınır. Manastır tamamen yıkılır ve papaz köyde yaşayan Ermeni ve Kürt Alevilerle birlikte infaz edilir.

Ermenilerden geride çok az yetişkin ve beş-altı çocuk kalır. Onlar da toplanarak zorunlu iskana tabi tutularak, Türkiye’nin farklı kentlerine gönderilir.…

Kazım Gündoğan: ‚Dersim kimin yurdudur?‘

YURT

20. ve 21. yüzyıllar boyunca gündemden düşmeyen “Yurt/vatan” kavram(lar)ı hâlâ çok tartışılmakta ve güncelliğini koruyarak, düşünce dünyamızda önemli bir yer tutmaktadır.

İnsanların üzerinde yaşadığı, ekonomik, sosyal ve kültürel olarak kendini yeniden ürettiği toprak parçası “yurt” olarak kabul görür. Elbette bir insan topluluğunun bir coğrafyayı yurt olarak seçmesinin veya bir yurt edinme ihtiyacının pek çok nedeni vardır.…