Hovsep Hayreni: Soykırımın 106. Yılında Tarih ve Bugün

Yüz yılın üzerinden altı yıl daha aldık. Zaman değişiyor, nesiller yenileniyor, Türkiye’ye hakim olan zihniyet değişmek ve yenilenmek bilmiyor. İçerde daha zalim, dışarda daha barbar saldırganlık peşinde olan bir yönetimden soykırımlarla yüzleşme ahlâkı beklenemez tabii. Yalnız iktidarın değil, HDP dışında hepsi aynı mayadan olan iç muhalefetin de birleştiği bir konudur bu.…

Kremlin danışmanı: Erdoğan, Putin’in kırmızı çizgilerini aşmış olabilir

Azerbaycan-Karabağ ihtilafının tekrar hortladığı bugünlerde dünya liderleri ve yabancı basın Türkiye’ye odaklanmış durumda. Ne Ermenistan, ne de Azerbaycan’ın iddiaları, savaşa Türkiye’nin müdahalesi kadar önem teşkil etmiyor. Batı basınının önde gelen gazeteleri “Cihatçıların Suriye’den Azerbaycan’a Karabağ’da savaştırılmak üzere nakledildiği” iddialarına yer verdi. Tüm bu dikkatin sebebi, Suriye ve Libya’nın ardından Kafkaslara giriş yapan “paralı asker” gücünün yarattığı rahatsızlık hatta panik.…

Hovsep Hayreni: Karabağ savaşında zamanlama kimin işi?

Erdoğan yönetimindeki Türkiye’nin Dağlık Karabağ savaşına doğrudan müdahil olduğunu gösteren pek çok kanıt var. Sahadaki askeri kadroları, F-16 ve SİHA’ları, doğrudan hava kumandası, Suriye’den taşıdığı cihatçılar ve her gün verdiği açık mesajlarıyla bunu göstermeye devam ediyor. Ama bir de bu savaşın başlangıç gününde kendini gösteren çok ilginç bir çakışma var ki, bunu savaşın zamanlamasına ilişkin Erdoğan’ın bilinçli tercihi olarak düşünmek ve bir tür şifre gibi okumak da mümkün.…

Sidar Dersim: Türkiye Çeteleriyle bu kez Kafkasya macerasında

İşgal planları, Doğu Akdeniz’de ve Libya’da büyük oranda çöken, kendisine karşı oluşturulan ittifakla tümüyle yalnızlığa itilen, Suriye’de işgal ettiği alanlarda ise insanlığa karşı işlediği suçlar Birleşmiş Milletler (BM) tarafından belgelerle ispat edilen AKP-MHP-Ergenekon yönetimindeki Türk devleti, şimdi de çoktandır kaşıdığı Kafkasya’da Ermenistan-Azerbaycan savaşının fitilini ateşledi.

Bir nevi “Bu köyde olmadı, çadırı diğer köyde açayım” tarzında iflah olmaz, işgalci ve saldırgan politika, hem Kürdistan Özgürlük Mücadelesi’nin direniş setine, hem de uluslararası alanda kendisine karşı oluşan ittifaklara çarptı.…

Baskın Oran: ‚Fetih‘ üzerine söylenenler ve düşünceler

Cahili cühela gibi gözükmeyeyim ama, bir miktar okuyup-yazmışlığım olmakla birlikte ben de bilmiyordum “fetih”in gönülleri kazanmak demek olduğunu.

Nüfusumuzun %89,5’i Müslüman, %4,5’i deist, %2,7’si agnostik (Tanrı var mı yok mu emin olamayan), %1,7’si de ateist.

Bunlara ilaveten bi de Gayrimüslimler (veya E. Mahçupyan’ın terimiyle gayrivatandaşlar) var ama onların oranını artık 1000’de 1’e indirdiğimiz için saymasak da olur.…

Sevan Nişanyan: Erdoğan kazandığı her başarıyla felakete biraz daha yaklaşıyor

Türkiye halklarının Şirince ile tanıdığı dil bilimci – yazar Sevan Nişanyan’ın, davalar, mahkemeler derken tutuklandığını duyduk. Kapalı, yarı açık cezaevi halleri derken de; bir gün şöyle bir mesajı düştü sosyal medyaya: “Kuş uçtu, darısı geride kalan 80 milyonun başına”. Her okuyanın kahkaha attığı bir firar mesajıydı bu. Hınzırcaydı. Okuyan hemen herkes “Helal olsun” dedi.…

ANKARA DÜŞÜNCEYE ÖZGÜRLÜK GİRİŞİMİ: Erdoğan Rejimi Türkiye’yi Felakete Götürüyor

1) Doğru haber isteyenler Havuz Medyası’na mahkum ediliyor. Bunun yöntemi, Türksat ve Digitürk gibi kuruluşlara emir gönderip Samanyolu ve İMC gibi onlarca ekranı karartmak.

2) Hedef seçilenlerin özel şirket ve bankaları iflasa sürükleniyor. Bunun yöntemi, kayyum atamak. Bu şimdi de muhalif belediyelere uygulanacak.

3) Muhalif gazeteciyaşatılmıyor. Bunun yöntemleri; her yazısına dava açmak, telefonlarını dinlemek, gözaltına almak, terör örgütü propagandası ve casuslukla suçlamak, Sulh Ceza hakimlerine tutuklatıp AYM müdahale edene kadar en az 3 ay yatırmak.…

Sait Çetinoğlu: TÜRKİYE’DE NELER OLUYOR?

Türkiye 7 Haziran Seçimlerine seçilmiş bir diktatörünün olup olmayacağı seçeneğini oylamaya sandığa gitti. Sandıktan seçilmiş bir diktatör çıkmadı.

Ancak kaçAksaray’da oturan adam bu özleminden vazgeçmiş değil. Seçim sonrasındaki milliyetçilerin toplandığı Milliyetçi Hareket Partisi’nin ikircikli tutumundan cesaret alan Erdoğan, bu durumu fırsata çevirme hamlelerini başarıyla sürdürmeye çalıştığını söyleyebiliriz. Son günlerde olanlar, Erdoğan’ın 7 Haziran’ın rövanşının bir parçası, rövanşı almanın bir başlangıcı olarak okunabilir.…

Baskın Oran: Uzun Adam’ın büyük başarısının kısa sırrı

Kısa dedik, şöyle: Devlet Terörü. Erdoğan’ın şu andaki büyük başarısının, muhaliflerini susta durdurmasının kısacık sırrı işte bu. Daha uzununu istiyorsanız: 1) Seksen yıl aşağılanmak yüzünden şimdi “Aman AKP gitmesin” diyen nüfusun yarısını maneviyatla ve/veya menfaatle doyurma; 2) Hırsızlığa, hukuksuzluğa, baskıya karşı çıkan diğer yarıya devlet terörü.

Bu tablo, aynen başarısı gibi, kaçınılmaz akıbetinin de sebebi olacak.…

Baskın Oran: “Yeni Türkiye”: Sivil Org. R. T. Erdoğan ile Emekli Org. K. Evren

Durum net gözüküyor: Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni ortadan kaldırmış olduğu askerî vesayetle ittifaka başladı. “Paralel” gerekçesiyle herkesi ve her kurumu Tek Adam vesayeti altında toplayabilmek için.

Yalnız, baktım, sanıldığının aksine bu ittifak hiç de yeni değil. Biri asker öbürü İslamcı olduğu için yetişmeleri zıt ama, bir zamanlar kitabını yazdığım Kenan Evren’le zihniyetleri aynı: “Her şeye muhafazakar maydanoz olmak”.…