Platform Turabdin’in Habur saldırılarına ilişkin yönelik bildirisi

DÜNYA KAMUOYUNA VE HALKIMIZA,

21. yüzyılda dünyanın üzerine kara bir gölge gibi düşen IŞİD terörizmi en çok mazlum halkları etkiliyor.

Daha Mısır’dan Libya’ya ekmek kazanmak için çalışmaya giden 21 Kıpti hıristiyan işçinin kanı kurumamışken yeni bir IŞİD vahşeti ile karşı karşıyayız.

Bu defa ve bir kez daha halkımız vahşetin kurbanı olarak seçildi. İnançları hıristiyan diye ve anavatanlarını terk etmiyorlar diye Asuri Süryani Keldani halkı bir kez daha bedel ödüyor. IŞİD’in Ninova, Şengal, Kerkük, Kobane etnik temizlik hareketi bu defa Habur’da kara yüzünü gösteriyor.

23 Şubat 2015’den beri süren saldırılarında IŞİD Suriye’de Habur nehri boyunca uzanan Asuri Süryani Keldani köylerinin bir kısmını işgal etmiş ve binlerce insanımız can havliyle yerini terk etmek zorunda kalmıştır. Kaçma fırsatı bulamayan ya da köyünü, evini terk etmek istemeyen yaklaşık 200-300 insanımız IŞİD tarafından kaçırılarak rehin alınmıştır. Kaçırılan insanlarımızın hayatından endişe ediyoruz. Bazı köyler ve tarihi öneme sahip iki kilise de yakılmıştır. 6 insanımız da bu caniler tarafından şehit edilmiştir.

Habur nehri boyunca uzanan 35 Asuri Süryani Keldani Köyü’ndeki halkımız için soykırım ilk değildir. 1915’de Hakkari’de yaşayan halk Sayfo adını verdiğimiz soykırıma maruz kalmış. 1924 yılında Irak’a sürgün edilmiş ve 1933’de Irak’da Simele katliamı ile tekrar soykırımı yaşamıştır. 1933 sonrasında bu defa Suriye’ye göç edip Habur nehri boyunca köyler kurmuş, çalışkanlıkları ile yaşadıkları yeri adeta cennete çevirmişlerdir. Ancak bu coğrafyada, kadim bir hıristiyan halk olmak onları tekrar hedef haline getirmiştir.

IŞİD kaynaklarına bakıldığında Kobane’nin intikamını almaya çalıştıkları anlaşılmaktadır. Ayrıca stratejik anlamında Türk sınırındaki bu bölgenin ele geçirilmeye çalışılması kendilerine lojistik bir koridor açmaya çalıştıklarını gösteriyor. Bu cihatçılara kırmızı halı seren ve onlara yardım ve desteğini esirgemeyen yönetimlerin tüm bu katliam ve vahşette payları vardır. Tek marifetleri, tek bildikleri stratejik derinlik, halklara zulüm yapmak olanların anlayışı derinlere gömülecektir. Bu zulme sessiz kalanlar, mazlumun kanını döküp içerek ayakta kalacaklarını düşünenler, bilsinler ki sonları yakındır.

Asuri Süryani Keldani halkı, tüm kardeş halklardan ve medeniyet yolunda yürüyen tüm yönetimlerden acil olarak yardım, dayanışma ve destek beklemektedir. Her şeyin sonunda düşmanlarımızın sözlerini değil, dostlarımızın sessizliğini hatırlayacağız.

Platform Turabdin