Etiket arşivi: Armenak Bakırcıyan

Ermeni devrimci Armenak Bakırcıyan’ın 40. ölüm yıldönümü

Aradan dile kolay 40 yıl geçmiş… Acılarımız dün gibi taze, halen iyileşmeyen yaralara rağmen unutulmayan, halkın sevgisini kazanmış, her milliyetten halkın gönlünde taht kurmuş, enternasyonalist devrimci Armenak Bakır’ı sevgi ve saygıyla anıyoruz.

Engellerle dolu devrim ve sosyalizm yürüyüşümüzde, kazanım ve zaferler olduğu gibi gerilemeler ve kayıplar da mücadelemizin doğal akışı içerisindedir.… Devamını oku ...

Armenak’tan Hrant’a bu mücadele bizim tarihimizdir…

Türkiye’li Ermeni’ler tarihinde 19 Ocak 2007 , 24 Nisan 1915’ten sonra kırılma noktası olarak bilinir.Bir halk, ulus yaşadıkları topraklar üzerinden Tehcir kararları ile kan dökülerek, sürgün yollarında, Arap çöllerinde hunharca eşi benzeri görülmemiş şekilde tarihin ilk soykırımına tanık oldu. İttihat ve Terakki Partisi’nin eli kanlı katilleri Talat-Enver-Cemal üçlüsü tarafından planlanan soykırım, ilk önce İstanbul’da Ermeni toplumunun ileri gelenleri olan milletvekilleri, gazeteciler, yazar, şair’ler bir gece ansızın evlerinden alınarak,bilinmez yolculuklarda Teşkilat-ı Mahsus-a çeteleri tarafından vahşi yöntemler kullanılarak öldürüldüler.… Devamını oku ...

Hayri Tunç: Meryem Ana’nın Oğlu Armenak Bakırcıyan’ın Hikayesi

Katliamlar, soykırımlar sadece yapıldıkları zaman, acılarının anlaşılmadığı kırımlardır. Bir katliamın ve soykırımın acılarını o anlar geçtikten sonra anlamaya başlar, yıllar geçtikçe de daha çok hissedersiniz. Günler geçer, aylar geçer, yıllar geçer, yüzyıllar geçer ama o acı sizden çıkar evlatlarınıza, torunlarınıza, onların torunlarına kadar gider. Yüreğinize işlemiş bir acıyı bin yıllar dahi söküp atamaz.… Devamını oku ...

Uygar Gültekin: ‘Herkesin Anası’ Meryem Ana ve oğlu Armenak’ın hikâyesi

Armenak BakırcıyanDevrimcilerin isimleri türkülerde, marşlarda, şiirlerde, kitaplarda sık sık anılır. Hikâyeleri kuşaktan kuşağa aktarılır, hiç unutulmaz. Bir de onların anaları vardır. Çocukları dünyanın derdini sırtına yüklenirken, anaları da çocuklarını ve dinmez bir hasreti sırtlar. Yolu gözlenen çocukların sayısı arttıkça kimi sofralar ortaklaşır, bekleyiş dayanışmaya dönüşür. O yüzden kimi analar ‘Herkesin Anası’ oluverir.… Devamını oku ...

Sarkis Hatspanian: «SINIRLI BİR YAŞAMI, SINIRSIZ BİR DAVAYA ADAYAN» BİR DEVRİMCİ: ARMENAK BAKIRCIYAN

«T.C.» solunun 1968 öncesinden-sonrasına faşist ‘devlet’ güçlerince tutuklanarak, işkence edilerek, asılarak, kurulan hain pusularda veya çatışmalarda kurşunlanarak katledilmiş, isimleri A’dan Z’ye alfabede varolan tüm harflerle ve hatta onların değişik kombinasyonlarından da çok fazla olduğunu bildiğim adlarıyla, ilerici, devrimci, demokrat her türden politik hareketin önder kadrolarının ölümsüzleştiği günlerin fetişizme varan söylemlerle anılan etkinlikler ortamının yabancısı olmadığımdan, yitirilen o değerli insanların otobiyografilerinin hemen her anını da neredeyse ezbere bilen bir neslin evladıyım.… Devamını oku ...

Sarkis Hatspanian: TKP-ML / TİKKO’NUN EFSANEVİ KOMUTANLARINDAN ERMENİ HALKININ DEVRİMCİ YİĞİDİ ARMENAK BAKIRCIYAN’I DÜNYAYA GETİREN MERYEM ANA EVLADINA KAVUŞTU SONUNDA!

Meryem ana yola cikti !Ermenilerde neredeyse kader anlamını taşıyan gerçekliğe istinaden; bir yerde doğulur, başka bir yerde yaşanır ve bambaşka bir yerde ölünür. Bu olgu, acılı tarihimizin şimdiye dek yaşamayı sürdürenlerince “Ne yapalım, alınyazımız böyle yazılmış işte !” sözleriyle hayatımızın en ayrılmaz gerçekliği olarak bir ömür boyu omuzumuzda taşınan ağır yükün de en kısa anlatılışıdır yani !…… Devamını oku ...

Sarkis Hatspanian: ARMENAK BAKIRCIYAN: BİR ERMENİ DEVRİMCİNİN PORTRESİ

Şarkışlalı yiğit Sedat Yılmazsoy’un ölümsüz anısına…(1)

1975 yazının boğucu sıcak günlerinden biriydi, Çemberlitaş’ın arka sokaklarından birinde bulunan bir işhanında hiç tanıyıp-görmediği birisiyle buluşma saatine daha beş saat vardı. Kanarya’da bindiği banliyö treninde izleniyor olduğu duygusunun ağır basmasıyla Kumkapı tren istasyonunda inip, oradan Kadırga’ya saparak, pek iyi tanıdığı dik yokuşlu sokakların arka kısmına da çıkışı olan kapıları hep açık evlerden birine girip ensesinde hissettiği Emniyet’in adamlarına izini kaybettirmesinden hemen sonra soluğu Surp Hovhannes Ermeni kilisesi avlusunda almıştı.… Devamını oku ...