Kategori arşivi: Ermeni Soykırımı

Vahakn N. Dadrian: Ermeni Trajedisi ve Kurbanlarına Duyduğum Acıma Duygusuyla Başladığım Bilimsel Araştırmalar

Türkiye, İstanbul’da doğmuş bir Ermeni’yim ve I. Dünya Savaşı Ermeni Soykırımının etkisi altında büyüdüm. Kuşağımdan pek çokları gibi, benim hayatım da o soykırımın getirdiği tahribatlardan nasibini aldı. Aile üyelerinden çoğunu, en önemlisi de baba ve anne tarafından dede ve ninelerimi kaybetmenin ötesinde, sağ kalan aile üyelerimin hayatlarının kalan kısmında katlanmak zorunda kaldıkları travmadan doğan büyük ıstırabı ben de yaşamak zorunda kaldım.… Devam >>

Recep Maraşlı: Sabiha Gökçen Olayı ve soykirim cocuklari

“Atatürk’ün manevi kızlarından” biri ve Türkiye’nin ilk kadın savaş pilotu olarak yetiştirilmesiyle ünlü olan Sabiha Gökçen, Kemalizm’in yarattığı “cumhuriyet kadını” prototipi olarak da gösterildi hep. Bizim açımızdan ise 1937-38 Dersim katliamına, havadan bombardımanla katılan bir Kemalist’ti O!…

Sabiha Gökçen’in etnik kimliği tartışması aslında çok yüzeysel bir tartışmayla geçiştirildi. Oysa asıl tartışılması gereken olguların üzeri bile açılmadı.… Devam >>

Sait Çetinoğlu: İttifak Devletleri Kaynaklarında Ermeni Soykırımı ve Ermeni Soykırımında Alman etkisi

Titiz soykırım araştırmacısı Vahakn N. Dadrian, Belge Yayınlarınca yayımlanan, Ermeni Soykırımında Kurumsal Roller (1) kitabında, genel olarak soykırımı tartışarak, Ermeni soykırımında Partinin, Askeri ve sivil otoritelerin, Teşkilat-ı Mahsusa’nın, doktorların suçlarını ve tüm bunların suç ortaklarını belgelemiş, bu sorumluların askeri ve Divan-ı Harbi Örfi Mahkemeleri’nde görülen davalarından örnekler de vererek, Ermeni soykırımına ilişkin zengin belgeler sunmuştu.… Devam >>

Temel Demirer: ERMENİ SOYKIRIMI’NIN BELGESİ VAR (MI?)[*]

“Geçmiş asla ölü değildir; geçmiş, geçmiş bile değildir.”[1]

1915, Ermeniler için “Medz Yeğern/ Büyük Felaket”, Süryanîler için “Seyfo/ Kılıç”, Rumlar için ise “Sfagi-Xerisomos/ Katliam” demektir; yani soykırımın kardeş dillerdeki telaffuzu budur; böyledir.

Ben de bunu telaffuz edip, yüksek sesle dillendirdiğim için TCK 301’den bir kaç kez yargılanıp; dönemin AKP’li Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin’in, “Ben devletime katil dedirtmem,”[2] kostaklanmasının muhatabı olmuştum…

Sonrası da geldi; Süleyman Demirel Üniversitesi’nden Erman Şahin “Soykırım” dediğim(iz) için[3] “Bilimsel Etik ve Yöntem”(!) dersi(?) veriyor şunları diyerek:

“Ermeni gazeteci Hrant Dink’in trajik bir suikast sonucu hayatını kaybetmesinin ardından, Temel Demirer ve Sibel Özbudun tarafından ‘1.500.001’inci Ahbarik’ başlığı altında Ermeni Meselesini ele alan bir makale kaleme alındı.… Devam >>

Sait Çetinoğlu: 1915 Soykırım Sürecinde Ermeni Gen havuzuna El Konması ve Seks Köleliği

Çeşitli Ermeni kaynaklarında üstündeki elbisenin önü beline kadar açık ve yeni buluğa erdiği anlaşılan yarı çıplak genç kız fotoğrafına bir anlam veremezdim. Son günlerde üzerinde çalıştığım Yves Ternon’un Mardin 1915, Bir Yıkımın Patolojik Anatomisi kitabında kullanacağımız  fotoğrafları seçerken bu fotoğraf yine karşıma çıktı altında şöyle bir yazı vardı: “seks kölesi yapılan Mardinli Ermeni bir kız”.… Devam >>

Funda Cantek: Ermeni Nine’nin dilsizliği

Yayımı Ermeni Tehciri’nin başladığı 24 Nisan tarihine denk düşen, Farid Boudjellal’in çizgi romanı Ermeni Ninem, Fransa’da doğup büyüyen Cezayir asıllı Farid’in babaannesiyle tanışması ve onun bir Ermeni olduğunu öğrenmesiyle açılıyor.

Ankara’da yaşayan birinin, başka birçok Anadolu kentinde yaşayanlar gibi, Ermenilerin bıraktığı izlerin üzerinde yürümemesi imkansızdır. Evinize girip çıkarken, bir mahalle parkında otururken, müzede sergilenen yöresel bir kıyafete yahut eski fotoğraflara bakarken aslında kadim bir kültürün, kimliğin mirasını yiyor olabilirsiniz.… Devam >>

Nevzat Onaran: Kitlesel Mülksüzleştirme ve Türkleştirme

Ermeni soykırımı, milleten Türk ve dinen Sünni İslam olmayanın demografik ve ekonomik yapıdan tasfiyesinin en şiddetli icraatıdır. Yurdundan sürülen Ermeni’nin malı-mülkü yağmalandı ve tarihi-kültürel varlığı imha edildi. Ermenilerin millet olarak mülksüzleştirilmesi 1870’lerde başladı ve 1915’teki soykırım harekâtıyla tamamlandı. Abdülhamid’in ve devamında İttihatçıların temellendirdiği kitlesel mülksüzleştirmenin ekonomi politiğinin inşası 1920’lerde tamamlandı ve yapısallaştırıldı.… Devam >>