Kategori arşivi: Soykırım

Hovsep Hayreni: Hristiyan Halkları Yok Etmenin Son Halkası PONTOS RUM SOYKIRIMI Türkiye’de Tarihle Yüzleşmenin En Netameli Konusu

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu önceleyen 30 yılın (1894-1923) tarihi, bu toprakların kadim yerlileri olan Hristiyan halkların birbiri ardına yok edilmelerinin tarihidir. Bunun zirve noktasını oluşturan 1915 soykırımı, devletin bütün inkar çabalarına rağmen artık dünyaca tanınan bir gerçeklik olarak Türkiye’de de sorgulanıyor. Ama özellikle bu sürecin son halkası (1919’dan 1923’e) halen dokunulması daha zorlu bir tabu olarak kalıyor.… Devamını oku ...

Meline Anumyan: Gevorg Vardanyan’ın “Osmanlı İmparatorluğu’nda Yunan nüfusu ve Küçük Asya felaketi (1914-1923)” kitabı

Jön Türklerin ve Kemalistlerin soykırımcı siyaseti Ermenilerin haricinde, diğer Hıristiyan halklar, özellikle de Yunanlılar ve Süryanilere yönelik tezahür etmiştir. Jön Türkler ve onların varisleri olan Kemalistlerin Ermeni katli siyaseti ile ilgili genel bir fikir edinme imkânı sağlayacak olan, Osmanlı İmparatorluğu’nda ve Kemalist Türkiye’de Yunanlılar ile Süryanilerin imha edilme siyasetinin incelenmesi, modern soykırım ve özellikle de Ermeni Soykırımı araştırmaları açısından önem kazanmaktadır.… Devamını oku ...

Nevzat Onaran: Dersim’de ‘Tunç Eli’ kırımı

1915’ten 1938’e ve bugüne… Irkçılık, devleti kurumsallaştıran resmi ideolojinin yapısal icraatıdır. Ambalajı da, “ayrımız-gayrımız yok” ya da “birlik beraberliğimiz” söylemidir. Irkçılığın sokaktaki kitle tabanı, hep diri tutulur ve gerektiğinde kapağı açılan gazoz gibi hemen köpürür. Böylesi bir harekâtla Aysel Tuğluk’un annesinin naaşı mezarından çıkartıldı ve faillere de karakolda “aferin” denildi. Irkçılık her an kendini görünür kılar; çevremize bakmamız yeterlidir.… Devamını oku ...

Sait Çetinoğlu: Utancın Ölümden Daha Beter Olduğu Bir Süreç: 1895-96 ERMENİ KATLİAMLARI

Üzüntü ve korkudan çılgına dönmüş erkek, kadın ve çocuklar sürü sürü sığınak olarak kiliselere doluşurken orada kurban edilmeyeceklerini sanıyorlar. Başka da yapacak ne var ki zaten? Fakat yüzlerce kilise ve manastırın küle dönüştürülmesi ve bu Hristiyan gâvurluğunun kökü kazınmak isteniyorsa geriye kalanlar teferruattan ibarettir. Kilise ve manastırlara sığınan yüzlerce insan varsa n‘olmuş yani?Devamını oku ...

Serdar Korucu – Emre Can Dağlıoğlu: “Gayrimüslimlerin Hepsini Mahvedecek miyiz?”

15 Mayıs 1919’da Yunanistan Krallığı ordusunun İzmir’e yaptığı çıkartmayla başlayan “Türk-Yunan Savaşı,” 9 Eylül 1922’de Kemalist güçlerinin yaklaşık üç buçuk yıl önce terk ettikleri şehre girmesiyle sona erdi.

Bu savaşın ardından nihai barış ise 24 Temmuz 1923’te Lozan’da imzalanan anlaşmayla sağlanmış oldu. Türk tarafı için sıra, bu zaferin tadını çıkarmaya gelmişti.… Devamını oku ...