Etiket arşivi: Türk Milliyetçiliği

Şaban İba: Türk solunda sosyal şovenizm ve milliyetçilik

Devrim, demokrasi ve sosyalizm mücadeleleri tarihi bize göstermiştir ki, burjuva şoven şartlanmalardan kendisini kurtaramamış bir işçi sınıfının ve onun politik örgütlenmeleri ulusal sorun konusunda kendisine düşen görevleri yapamamıştır. Yeterince bilinç ve örgütlülük gösteremeyen egemen ulus işçileri, ulusların kendi kaderlerini tayin hakkı ilkesine sahip çıkmadıkları gibi, buna tepki göstermiş, kendi burjuvazinin “vatan savunması ve ulusal birlik” sloganlarından etkilenerek ulusların eşitlik ve özgürlük mücadelelerine karşı tavır almıştır.… Devam >>

Tamer Çilingir: 96 yıllık yalanlar ve 29 Ekim

Ulusal bayramlara yüklenen anlam genel olarak karanlık bir devrenin sona erdirilip aydınlık bir sürecin başladığı önemli tarihlerin hatırlanmasıdır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti açısından aynı anlamı taşıyan birden fazla gün vardır. Bugüne kadar kutlanmaya devam eden 23 Nisan (1920’de Ankara Meclisinin açılışı), 30 Ağustos (1922’de Yunan ordusunun yenilgiye uğratılması) ve 29 Ekim (1923’de cumhuriyetin ilan edilmesi) bunların en önemlileridir.… Devam >>

Orkun Küçükköprü: EMPERYALİZM BÖLÜCÜDÜR…KAPİTALİZM ÖLDÜRÜR!

S-400’ler, jeostratejik Enerji Savaşlarıyla İlişkili mi?

“AYŞE TATİLE ÇIKSIN”

20 Temmuz 1974 günü TSK (Türk Silahlı Kuvvetleri) Kıbrıs’a, “Ayşe Tatile Çıksın” parolasıyla “Türklere ve Rumlara barış getirecek” bir askeri operasyon düzenledi. Ada’nın kuzeyinin işgal edilmesi ve sömürge idaresinin kurulmasıyla sonuçlanan bu askeri operasyonla, bölgede yaşayan sivil Rumlar öldürüldü, önemli bir kısmı güneye sürüldü.… Devam >>

Sait Çetinoğlu: Kemalizmin/Türk Milliyetçiliğinin Enjeksiyon kabinleri ve enjeksiyon seansları: Halkevleri ve inkılap Temsilleri

Aydın Doğan dostum Yaba’nın bu sayısında benim gibi tarihle haşır  neşir edebiyat dışı birinden Ergenekon’un Türk edebiyatında işlenilmesine ilişkin bir yazı istediğinde yazının ister istemez edebiyatın dışına tarihe kayma riski taşıyacağını göze almıştır. Bu bakımdan gerek Aydın Doğan’a gerekse okuyuculara yazının  edebiyattan çok tarihle sarmaş dolaş olacağını peşinen söylemek gerek. Eşimin bile zaman zaman sıkıldığı uzun tarih felsefesi girişinden/denemesinden dolayı şimdiden okuyucunun anlayışına sığınmaktan başka çarem yok.… Devam >>