Hovsep Hayreni: Başbakan’ın Diplomatik 1915 Taziyesi ve Yankıları Üzerine

Hovsep HayreniBaşbakan Erdoğan 12 yıllık iktidar deneyimi içinde zaman zaman resmi kalıpları çatlatan sürpriz çıkışlarıyla farklı bir lider olarak göründü. Kuru kafalı bir devlet adamı gibi tekdüze değil, zamanın gereklerine uygun değişik ve akıllı hamleler yapmasıyla dikkat çekti. Despot ve reformist yüzünü sık sık dönüşümlü ve birarada gösterdi. Esasen ikinci yönü oldukça sahte, gerçek değişimleri sağlamaktan uzak ve reel işlevinden fazla psikolojik algılar yaratan birşeydi.…

Hayko Bağdat: Bu da benim gazete ilanımdır

Erdoğan’ın 1915 soykırımında katledilen Ermeniler için sunduğu taziyeyi asla hafife almadım.

Devletin 99 yıldır sürdürdüğü nefret ve inkâr politikasının değişme ihtimaline karşı üzerime yüklenen sorumluluğu kabul ettiğimi geçen yazımda çok net belirtmiştim.

Bizler, atalarımızın hatıralarına gönderilen bu selamı hak adına alıyoruz, aleyküm selam…

Fakat birkaç gündür bu nezaket ortamını sulandırdığını düşündüğüm bazı gelişmeler ile karşılaşıyoruz.…

Ümit Kıvanç: Türk solu ve 24 Nisan: ÖDP örneği

Birkaç yıldır 24 Nisan’larda düzenlenen soykırım anmalarına Türk solunun belli başlı gruplarının katılmayışını alışageldiğimiz ufak siyasî hesaplara bağlıyordum. Anmalar Dur-De Girişimi’nce düzenleniyor, dolayısıyla Dur-De’nin DSİP bağlantısı, bu partiyle birarada eylem yapmak istemeyenler için katılmama bahanesi yaratıyor sanıyordum. Meğer sorun, aslında bilmeme rağmen bilmezden geldiğim yerdeymiş. Bir defa daha, hem de çok acı bir vesileyle, Türk solunun basbayağı “Türk” solu olduğu gerçeğiyle yüzyüzeyiz.…

Erdal Doğan: 24 Nisan taziye mesajına dair

Başbakan Erdoğan, 1915 Ermeni soykırım kurbanlarına ilişkin taziye mesajı içeriğinin bir tarafında faille kurbanı eşitlemiş, öte yanda katledilenlerin sanki bilinmeyen bir başka devlet vatandaşlarıymış ve doğal affet ya da öngörülemeyen bir kaza sonucu kurban gitmişler gibi algılanmaya ve algılatmaya açık potansiyeli taşımış olsa da ve herhangi bir özrü içermese de yine de gündem oluşturmayı başarmış durumdadır.…

Aris Nalcı: Ah şu bizim ‘İyi Ermenilerimiz’

Yazı yazarken en çok demlenme dönemlerini seviyorum.

Çay gibi bir şey bu. Yeteri kadar beklerseniz çayın en güzel demli bölümünü içersiniz. Tadı damağınızda kalır, şekere bile gerek kalmaz…

Ama daha su kaynamadan içerseniz, su midenizi ağrıtır, çaydan bir şey anlamazsınız.

Hürriyet’e ilan vererek Başbakan’ın 1915 taziyesinde taraf olacağım diye Başbakan güzellemesi yapan işadamı Leon Armanlı, Başbakan’ı Nobel’e layık gören Yedikule Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi Başkanı Bedros Şirinoğu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı eski danışmanlarından piyanist şantör Jerry Hırimyan ve Türkiye Ermenileri Patrikhanesi’in açıklamalarını sindirmek bir Ermeni olarak zaman aldı.…

AP Kürtlere ve Ermenilere saldırıları kınadı

Avrupa Parlamentosu’nda Suriye krizine ilişkin kabul edilen bir karar tasarısında Kürtlere, Ermenilere ve Hristiyanlara yönelik son saldırılar kınandı. AP kararında, Kürt özerk bölgesinin Suriye krizindeki pozisyonunu üstü örgülü bir şekilde tanırken, buradaki çabalara desteğini açık bir şekilde ifade etti.

Avrupa Parlamentosu’nda bugün öğleden sonra saat 16.30 sıralarında yapılan oylamada Suriye çatışmasına ilişkin karar tasarısı kabul edildi.…

Sarkis Hatspanian: 2015’E 1 YIL KALA: MESELE ESİR DÜŞMEKTE DEĞİL, KESAB TESLİM OLMAMAKTA BÜTÜN MESELE!

Değerli dostlar,

21 Mart 2014 sabahının erken saatlerinde “T.C.”den Suriye’nin Ermeni KESAB kasabasına yapılan saldırı sonucu, tüm tarihi boyunca enva-i türden Türk boyları hariç herkesle barış içerisinde yaşayagelmiş, sabahtan akşama toprak anayla kavga vererek, emeğiyle çalışıp, bostan yaratmış, ağaç dikmiş, hep ve sadece alın teri ve nasırlı elleriyle varolmuş bu ‘karıncayı bile incitmemiş’ insanların gerçekten yeryüzü cenneti güzelliğindeki kenti, “Dört nala gelmiş Uzak Asya’dan” usulü “Bu memleket bizim” diyen çeşitli soy ve boyların işgaline uğradı.…

Vahakn Keşişyan: Ermenilerin gayri milli aydınlanması

Bir millet kendi milliyetçiliğinin tarihini okuyorsa, o tarihe eleştirel bir gözle bakabiliyorsa, olgunlaşma yolundadır. Kesab’da olup bitenler ve bunların Ermeni dünyasındaki yankıları, Ermeni milliyetçiliğinin tarihinde yeni bir sayfa açıyor olabilir mi?

Ermeniler, milli aydınlanmalarını 19. yüzyılın ortalarında yaşadı. Tanzimat’ın ve Bolojenya’nın sağladığı fırsatlar sayesinde, yarım asır geçmeden, Ermeniler milletleşme sürecini tamamlamıştı.…

SEVAN NİŞANYAN : Sıradan bir politikacının, padişah olma öyküsü

Son okuduğum kitap, Antonia Fraser’in Cromwell biyografisi. 750 sayfa. Sıradan bir taşra politikacısının yükselip, diktatör ve padişah olma öyküsü.

Birkaç gözlem.

1- Devlet yönetmek biraz sanat, ama daha çok bilim, objektif şartları var. Maksat, otoriteyi kurmak ve korumak olunca, çok da fazla seçeneğin yok, belli bir yola giriyorsun. Hayalperest devrim fikirleriyle de başlasan, sonunda I.…

Aris Nalcı: Kesab’ı görerek Ermenileri anlamak?

Suriye’nin her tarafı yangın yeriyken Kesab’ı yazmamın özellikle bir nedeni var.

Tabii ki bir Ermeni yerleşim yeri olarak Kesab benim için Suriye’deki savaşta farklı bir yerde.

Orada olanlar, son 100 içerisinde bulunduğumuz coğrafyada yaşananlara paralellikler kurdurduğu için zihnimizde yer etsin istiyorum…

Kesab 14. yüzyıldan beri göçmenlerin geçiş noktasıydı. Ermenilerin gelişleri de bu tarihlere tekabül ediyordu.…