Türk lobisi

Nikolas Katsimpras: Amerika’daki Türk lobisinin iç yüzünü anlamak

Türkiye ile kriz aşama kaydederken, evimizden binlerce mil uzakta, özellikle de Washington’da gerçekleşen paralel bir bilgi ve nüfuz savaşının veçhelerini açığa çıkarmamız önemli. Bu çok önemli, çünkü Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki pozisyonunu geliştirmek için Yunanistan’da kamusal alanda yapılan açık tartışmalardan yararlanmaya başladığından, hasmımızı tanımalıyız. Bu nüfuz savaşında yer alan ajansların çeşitliliğini ve taktikleri tam olarak anlamaksızın sık sık “Türk lobisi” gibi terimler kullanıyoruz. Bu savaş, Kongre üyeleri ve yeniden iktidara gelmek üzere olan eski yetkililerle bağlar geliştirmek için birbirleriyle rekabet eden devletleri; hizmet ettikleri çıkarları desteklemeye çalışan uzmanları ve düşünce kuruluşlarını; kendi gündemlerini ilerletmek için verileri ve gerçekleri manipüle eden gazetecileri içeriyor. Ve biz yakın zamana kadar, dünyayı tüm karmaşıklığıyla kavramaktan uzak sade gözlemciler olarak bu Makyavelli kasabasının bir köşesinde duruyorduk.

Neyse ki, hem devlet hem de özel düzeyde, statümüzü sade gözlemcilerden stratejik katılımcılara yükseltmeye yönelik çabalar gösteriliyor (ki Yunan standartlarında eşi görülmemiştir). Şu anda, doğu komşumuz objektif destekçileriymiş gibi davranan bir hayırseverler ağı oluşturmak için harıl harıl çalışırken kaldığımız gözlemci pozisyonunu telafi etmek için bir çaba gösteriliyor.

Bu Türk nüfuz ağı aşağı yukarı aşağıdaki oyuncuları içeriyor:

  1. Profesyonel lobiciler

Bunlar çoğunlukla hukuk firmaları, eski yetkililer ve büyükelçilik veya başka bir resmi Türk kuruluşu ile işbirliği yapan parti destekçileridir. Faaliyetleri, Adalet Bakanlığına ayrıntılı bir brifing vermek zorunda oldukları ve kamuya açık bir veri tabanına kaydedildiği için, az çok bilinmektedir. Ancak, Türkiye’nin harcadığı tüm paraya rağmen, onun resmi lobicileri, bilhassa Yunanistan ile ilgili konulara odaklanmıyor. Şimdiye kadarki deneyimler, bunların çoğunlukla etkisiz olduğunu gösteriyor. İşin çoğu, daha geniş Türk lobisinin diğer ajanları tarafından perde arkasından götürülüyor.

  1. ABD düşünce kuruluşları

Bunlar, kendilerine derin bir üstünlük atfederek, bölgede iyi komşuluk ilişkileri ve barış ilkelerini savunan ılımlı hayırseverler olarak hareket eden uzmanlar. Bu insanlar Türkiye’nin saldırganlığını ustalıkla aklıyor ve kanunsuz davranışına tolerans gösterme dogmasını teşvik ediyor. İlginç bir şekilde, aynı kişiler benzer ihlaller Rusya, Çin veya İran gibi ABD rakiplerinden geldiğinde böyle laflara asla kulak asmazlar. Pek çok düşünce kuruluşunun bugün Türkiye’nin ne olduğu konusunda miadı dolmuş görüşleri varken, diğerleri açık mali çıkarlarla hareket ediyor çünkü Türkiye bu tür düşünce kuruluşlarının kendi topraklarındaki şubelerini finanse ediyor, sponsorluklar, geziler ve başka faydalar sunuyor. Finansman genellikle şeffaf değil veya gerçekte Erdoğan’ın aracıları olsalar da, birey olarak hareket etmeleri beklenen şirketler ve girişimciler aracılığıyla gerçekleştiriliyor. Dahası, bazı uzmanlar, Türkiye Büyükelçiliği ile olan ilişkilerinden edindikleri bilgi ve ifşalardan kariyer yapıyor. Yunan diasporasının bu alanda çok aktif olmaya başladığını belirtmek gerekir. Örneğin, Amerikalı uzmanlar tarafından Yunanistan hakkında son zamanlarda yazılan birçok olumlu makale, Yunan Amerikan Liderlik Konseyi’nin (HALC) yönetici direktörü Endy Zemenides gibi ABD’nin dış politika kurumsallığının derinlerine doğrudan erişim sağlamayı başaran kişilerin sistematik çalışmalarının sonucuydu.

  1. Türkiye ile şeffaf olmayan mali bağları olan “etkileyiciler” [influencer]

Önde gelen Amerikalılar, eski yetkililer, zaman zaman Türkiye’de yatırım veya danışmanlık firmaları için çalıştıklarından, bunların rolünü belirlemek ve kanıtlamak zor. Elbette bu yetkililer, Türkiye lehine kamuoyuna açıklama yaparken gizli gündemlerini açıklamıyorlar.

  1. Türk-Amerikan partisi veya aday sponsorlar

ABD’deki siyasi bağışlar kamuya açık bir veri tabanına kaydedilir. Hızlı bir tahmine göre, son on yılda Türk-Amerikan bağışçıların katkıları 5 milyon doları aştı. Gerçek miktar muhtemelen bundan çok daha yüksek.

  1. Kar amacı gütmeyen çeşitli Amerikan-Türk kuruluşları

Bu kuruluşlar anavatanla anlık iletişim halindedir ve genellikle mali olarak anavatana bağımlıdır. Bu özel örgütlenme türü çok aktiftir ve son zamanlarda, belki teşhirin çekiciliğine kapılarak belki de iyi niyetten, maalesef Türkiye’nin pozisyonlarının desteklenmesinde bir araç haline gelebilmiş olan Yunan uzmanlara yaklaşmak için çaba içinde olmuştur.

Aynı örgütler, Türkiye’nin propaganda makinesinde de yer alıyor ki bu durum, Yunanistan’da kamusal alanda sözü olan herkesin bilmesi gereken bir şey: Bu ağ, genellikle daha sonra büyükelçiliğin ve Türkiye’nin daha geniş nüfuz ağının ileri sürdüğü argümanlarda kullanmak üzere, ifadeleri bağlam dışına çıkarıyor. Örneğin, bir Türk örgütünün ev sahipliği yaptığı çevrimiçi bir tartışmaya katılan bir Yunan uzmanı, Türkiye’nin çıkarına olan bir şeyi kabul ederse, o zaman Türk lobisi, daha sonra, kasıtsız olarak Türk pozisyonlarının doğrulayıcısı olarak hareket etmiş olan bu Yunan analistin yorumuna başvuracaktır. Bu analistin ifadeleri şu şekilde işleyen bir Türk mesajını büyütme mekanizmasına dahil edilir: Başlangıçta, yorum, Türkiye yanlısı bazı Amerikan bloglarında belirtilir. Daha sonra, blog, ülke çapındaki kimi ABD medyası tarafından bir kaynak olarak alıntılanır. Sonuçta, Türk ajanları, sözde güvenilir olan bu makaleyi, Kongre’de üyelere gösterecektir. Böylelikle basit bir yorum, ABD’deki kamusal tartışmanın bir parçası haline gelir ve bu bilgi savaşının hedefi olan seçilmiş yetkilileri etkileyebilir.

Yakın zamana kadar Yunanistan tüm bunlara yabancıydı. Artık Türkiye’nin nasıl çalıştığını çok iyi biliyoruz. Bu nedenle, niyetimiz ne olursa olsun, özellikle kriz zamanlarında kamuoyunda söylediklerimizi filtrelemeliyiz. Ne de olsa cehenneme giden yol iyi niyetlerle döşenmiştir.

Nikolas Katsimpras, Columbia Üniversitesi’nin Müzakere ve Çatışma Çözme Programında öğretim görevlisidir. Yunan Donanması’nın emektar bir subayıdır.

Çeviren: Serap Güneş

Kaynak

Dünyadan Çeviri’nin notu: Türkiye’nin Amerika’daki lobi faaliyetleri Michael Flynn‘den bu yana merak konusu. Yunanların dili bu konuda yanmış görünüyor. Brifing düzeyinde iyi bir girizgah sayılabilecek bu yazıya ek olarak aşağıdaki kaynaklara göz atılabilir:

Boom Times for Turkey’s Lobbyists in Trump’s Washington (31 Ekim 2019)

Behind Trump’s Turkish ‘Bromance’: Oligarchs, Crooks, and a Multi-Million-Dollar Lobbying Deal

2016’dan bugüne Türkiye’nin ABD’de hükümet ve hükümet dışı kuruluşlar aracılığıyla yaptığı lobicilik faaliyetlerine harcanan para

Konu üzerine Vikipedi’nin İngilizce ve Türkçe başlıkları

Kaynak: dünyadanceviri.wordpress.com