Etiket arşivi: Pontos

FRUNZE’NİN PONTOS ANILARI

Taksim Anıtı’nda Atatürk’ün arkasında ve İsmet İnönü  ile Fevzi çakmak’ın yanında iki Sovyet generali duruyor. Bunlardan biri olan Mihail Vasilyeviç Frunze, Kızılordu’nun kurucularındandır. 1921’de SSCB’nin Kemalistlere desteğinin ilk taksiti olan 1,1 milyon altın rubleyi Ankara’ya getirmiş; Sovyet delegasyonunun başı olarak M. Kemal’le görüşmüş ve Türkiye-SSCB arasındaki işbirliği anlaşmasını imzalamıştır. Dönemin türk gazetelerinde “Türklerin niteliklerini işitmiştim. Fakat bu kez gördüklerim kanaatlerimi takviye etti.… Devam >>

Frangulis S. Frangos: PONTOS’UN FERYADI

Jön Türkler, Pontos Rumlarına karşı aldıkları sürgün, tecavüz, katliam, köleleştirme ve idam gibi sert önlemler ile (PanaretosTopalidis’e göre), I. Dünya Savaşının başlangıcı olan 1914’ten Küçük Asya Felaketinin gerçekleştiği 1922 yılına kadar:
a. 1914-1918 döneminde, 170.576 Pontoslu
b. 1918-1922 döneminde, 199.122 Pontoslu Yani toplam 369.698 Pontoslu, 697.000 Rum’un %41,56’sı öldürüldü.

G. Valavanis’in Atina’daki Pontuslular Konseyinin Kara Kitabına göre ise Pontosluların kaybı 1922’de 303.238’e, Mart 1924’te ise 353.000’e varıyor.… Devam >>

Frangolis S. Frangos: PONTOS BÖLGESİNDE GERÇEKLESEN İSLÂMLAŞTIRMA FAALİYETLERİ

Ontos bölgesinde  gerçekleşen İslâmlaştırma girişimleri onlara karşı bir cevap olarak aynı bölgede ortaya  çıkan Gizli Hristiyanlık akımı ile birbirlerine sıkı sıkıya bağlıdır. Bölgedeki kitlelerin toplu olarak gizli Hristiyanlık akımına yönelmesinin başlıca nedenlerini devletin takip etmiş olduğu ve çoğu kere şiddet kullanımına başvurduğu zoraki İslâmlaştırma gayretlerinde aramak gerekir. Anlaşılacağı gibi, gizli Hristiyanlık Pontos bölgesindeki Türk hakimiyetinin  tüm zaman dilimlerinde değil de sadece İslâmlaştırma girişimlerinin ve şiddetinin en yoğun  yoğun olduğu dönemlerde aranması gerekir.… Devam >>

Frangolis S. Frangos: PONTOS HELENİZMİNİN SOYKIRIMI

Hristiyanların ve özellikle Helen ve Ermenilerin Osmanlı devlerinin ekonomik hayatında oynadıkları rol, 20inci yüzyılın başlarından itibaren onlara Osmanlı devletinin feodal yapısına karşı oluşan tepkiyi ifade etme fırsatı verdi. Osmanlı devletinde burjuva sınıfının yokluğundan kaynaklanan boşluk, bürokrasi ve ordu tarafından başarısızlıkla doldurulmaya çalışılmakta, Helen ve Ermeniler ise bu boşluktan yararlanarak demokratik burjuva devriminin gerekliliğini ifade etmekteydi.… Devam >>

Zeynep Türkyılmaz: Pontus’un kripto-hristiyan Rumları, İslam ve Hıristiyanlık arasında

Karadeniz Bölgesi’ndeki Müslüman Ermeniler, Hemşinliler’in durumu giderek daha iyi biliniyor olsa da, Türkiye’deki Rumların durumu tersine bilinmiyor ya da tabu. Türkiye’de Rum, Yunanistan’da Osmanlı Rumu olarak anılan Bizans İmparatorluğu’nun varisleri, Yunanistan ile gerçekleştirilen ve iki ülke arasındaki savaşa son vereren mübadele operasyonu sonucunda sınırdışı edildiler. Milletler Cemiyeti’nin de desteği ile dini aidiyet temelli bu büyük etnik temizlikten etkilenmeyen bir tek genç Türkiye Cumhuriyeti topraklarında kalmalarına izin verilen İstanbul Rumları ile Gökçeada ve Bozcaada Rumları oldu.… Devam >>