Frangulis S. Frangos: Pontos’taki Soykırım Politikası ve Sürecine İttifak Devletleri Arşivinden Bakmak

Jön Türkler 1908’de kansız bir darbeyle yönetime el koydu. Gayrimüslim bütün azınlıklar o zaman durumun daha iyiye gideceğini umdular. Rum milletvekillileri meclise seçildiler,[1] “Hatta birisi dışişleri bakanı bile oldu (Mavrogenis Bey)[2], genel olarak Rumlar tüccar, bankacı ve eleman olarak çok önemli pozisyonlara gelmişlerdi”?[3]

Almanya’nın Atina’ya gönderdiği temsilci Almanya İmparatorluğu şansölyesine gönderdiği raporunda (4 Ekim 1908), İstanbul’daki “Türk Yunan Kardeşlik Şenliklerini» anlatmaktadır.…

FRUNZE’NİN PONTOS ANILARI

Taksim Anıtı’nda Atatürk’ün arkasında ve İsmet İnönü  ile Fevzi çakmak’ın yanında iki Sovyet generali duruyor. Bunlardan biri olan Mihail Vasilyeviç Frunze, Kızılordu’nun kurucularındandır. 1921’de SSCB’nin Kemalistlere desteğinin ilk taksiti olan 1,1 milyon altın rubleyi Ankara’ya getirmiş; Sovyet delegasyonunun başı olarak M. Kemal’le görüşmüş ve Türkiye-SSCB arasındaki işbirliği anlaşmasını imzalamıştır. Dönemin türk gazetelerinde „Türklerin niteliklerini işitmiştim. Fakat bu kez gördüklerim kanaatlerimi takviye etti.…

Frangulis S. Frangos: PONTOS’UN FERYADI

Jön Türkler, Pontos Rumlarına karşı aldıkları sürgün, tecavüz, katliam, köleleştirme ve idam gibi sert önlemler ile (PanaretosTopalidis’e göre), I. Dünya Savaşının başlangıcı olan 1914’ten Küçük Asya Felaketinin gerçekleştiği 1922 yılına kadar:
a. 1914-1918 döneminde, 170.576 Pontoslu
b. 1918-1922 döneminde, 199.122 Pontoslu Yani toplam 369.698 Pontoslu, 697.000 Rum’un %41,56’sı öldürüldü.

G. Valavanis’in Atina’daki Pontuslular Konseyinin Kara Kitabına göre ise Pontosluların kaybı 1922’de 303.238’e, Mart 1924’te ise 353.000’e varıyor.…

Frangolis S. Frangos: PONTOS BÖLGESİNDE GERÇEKLESEN İSLÂMLAŞTIRMA FAALİYETLERİ

Ontos bölgesinde  gerçekleşen İslâmlaştırma girişimleri onlara karşı bir cevap olarak aynı bölgede ortaya  çıkan Gizli Hristiyanlık akımı ile birbirlerine sıkı sıkıya bağlıdır. Bölgedeki kitlelerin toplu olarak gizli Hristiyanlık akımına yönelmesinin başlıca nedenlerini devletin takip etmiş olduğu ve çoğu kere şiddet kullanımına başvurduğu zoraki İslâmlaştırma gayretlerinde aramak gerekir. Anlaşılacağı gibi, gizli Hristiyanlık Pontos bölgesindeki Türk hakimiyetinin  tüm zaman dilimlerinde değil de sadece İslâmlaştırma girişimlerinin ve şiddetinin en yoğun  yoğun olduğu dönemlerde aranması gerekir.…

Frangolis S. Frangos: PONTOS HELENİZMİNİN SOYKIRIMI

Hristiyanların ve özellikle Helen ve Ermenilerin Osmanlı devlerinin ekonomik hayatında oynadıkları rol, 20inci yüzyılın başlarından itibaren onlara Osmanlı devletinin feodal yapısına karşı oluşan tepkiyi ifade etme fırsatı verdi. Osmanlı devletinde burjuva sınıfının yokluğundan kaynaklanan boşluk, bürokrasi ve ordu tarafından başarısızlıkla doldurulmaya çalışılmakta, Helen ve Ermeniler ise bu boşluktan yararlanarak demokratik burjuva devriminin gerekliliğini ifade etmekteydi.…

Zeynep Türkyılmaz: Pontus’un kripto-hristiyan Rumları, İslam ve Hıristiyanlık arasında

Karadeniz Bölgesi’ndeki Müslüman Ermeniler, Hemşinliler’in durumu giderek daha iyi biliniyor olsa da, Türkiye’deki Rumların durumu tersine bilinmiyor ya da tabu. Türkiye’de Rum, Yunanistan’da Osmanlı Rumu olarak anılan Bizans İmparatorluğu’nun varisleri, Yunanistan ile gerçekleştirilen ve iki ülke arasındaki savaşa son vereren mübadele operasyonu sonucunda sınırdışı edildiler. Milletler Cemiyeti’nin de desteği ile dini aidiyet temelli bu büyük etnik temizlikten etkilenmeyen bir tek genç Türkiye Cumhuriyeti topraklarında kalmalarına izin verilen İstanbul Rumları ile Gökçeada ve Bozcaada Rumları oldu.…

Yannis Vasilis Yaylalı: 19 mayıs Pontos soykırımı günüdür

Pontos kısa tarihi

Pontus [1](Yunanca: Πόντος, Pontos) antik Yunanca “deniz” anlamına gelmesi ve Yunan mitolojisinde Gaia’nın oğlunun adı olmasının yanı sıra Amasyalı Strabon’dan itibaren antik yazarlarca Karadeniz’in güney kıyısında Halys ırmağının (Kızılırmak) doğusunda yer alan Kuzey Anadolu sahillerini hinterlandıyla birlikte tanımlamak için kullanılmıştır. Batı’da Pontos‘ta (Samsun, Giresun, Tokat, Ordu, Amasya) Doğu’da ise (Trabzon, Rize, Gümüşhane) illerini kapsamaktadır

Pontos halkının varlığı Karadeniz’de M.Ö…

Tamer Çilingir: SESLER GELİYOR TARİHİN DERİNLİKLERİNDEN DUYUYOR MUSUN?

Hüzün vardı, yarım hikayelerden artakalan sevdalar vardı, inci damlası yaşlar vardı gözlerinde ölüm yürüyüşçüsü Pontoslu Rumların…
Onları doğup büyüdükleri yerlerden başka bir yere doğru yürümeye zorlayan atlılar, son kişi bu ölüm yolculuğunda düşünceye dek, kırbaçları ile işkence ettiler. Düşenlerin, ölenlerin oracıkta bırakılmasını emrettiler, yürüyüşü devam ettirdiler.
Gece ölmek iyiydi, üzerine bir avuç da olsa toprak serilebilir, gündüz akbabalara yem olunmayabilirdi…
Çetelerin saldırıları olmadan tamamlanan yürüyüşler de, “ecel” ile ölmeye değer sayılabilirdi hatta; kurşun ya da süngü darbeleriyle ve tecavüze uğramadan ölmek…

Ondokuz mayıs bindokuzyüzondokuzdan, bindokuzyüzyirmiüçe kadar böyle öldü onbinlerce Pontoslu Rum, sessiz sedasız…

İki metropolitin iki dudağı arasına sıkışmış olan kaderlerini, bağırlarından çıkan yiğit partizanlar da değiştiremedi.…

Leyla Poyraz: PONTOS’UN KALBİ NEBYAN’IN PARTİZANLARI

Birinci Emperyalist Paylaşım Savaşı’nın başlamasıyla birlikte Osmanlı’nın seferberlik emrine ilk karşı çıkış Samsun’un Bafra ilçesinden gelir. Savaşmayacakladır Osmanlı için… Osmanlı’nın kendi devletleri olmadığını düşünmektedirler… Savaşlardan yılmıştır Karadeniz insanı, üstelik bu savaşlar saltanatın ya da Osmanlı’nın işbirliği içinde olduğu emperyalist devletlerin çıkarları için sürdürülmekte ancak bu savaşlarda ölenler yoksul halk çocukları olmakta ve savaşların ekonomik bedeli de yine yoksul halk kitlelerine ödetilmektedir.…

Sait Çetinoğlu: 1915 Sürecinde Pontos’ta Ermeni Kadın Olmak

Osmanlı fethinden sonra Pontos radikal bir değişime uğradı. Türk göçebelerini bölgeye yerleştiremeyen saray, Batum’dan Sürmene’ye, Rize ve Of’a kadar, kıyı bölgelerindeki Ortodoks halklarına yönelik zoraki bir İslamlaştırma politikası uygulamaya koyuldu. Zorla İslamlaştırma, diğer Hıristiyan halklar gibi Ermenilerin nüfuslarında kan kaybına en büyük etmenlerden biridir. 1915 sürecinde Pontos’ta Ermeni kadından söz etmek tarihsel süreç içinde tükenişin son noktasını koymakla eş anlamlıdır.…