Kategori arşivi: Tarih

Ragıp Zarakolu: Evet vardılar!

Sürgünlük hallerinde insanı en sevindiren şeylerden biri, posta kutusunda, çıktığını bildiğin, ilgilendiğin bir kitabı bulmak… Bu sayede Aras Yayınları’nı örneğin takip edebiliyorum. Yerel tarihe ilişkin Aras çok önemli katkılarda bulundu ve bulunmakta. Richard G. Hovannisian’ın bir hayat çalışması olan Tarihi Kentler ve Ermeniler dizisinden bugüne değin, Van, İzmir, Harput, Bitlis ve Muş’a ilişkin derlemelerin yayınlanması ile yerel tarihe çok önemli katkılarda bulunuldu.… Devam >>

Ümit Kardaş: İttihatçı devlet: Rumlar-Ermeniler-Araplar-Kürtler

Londra Antlaşması’yla Osmanlı İmparatorluğu sadece Rumeli’yi kaybetmemiş, Ortadoğu’da yaşayan Hristiyanları ve Arapları da kaybetmişti. Söz konusu unsurlar asimile olmamışlardı ve aynı ırktan oluşan yeni devletlerin imparatorluktan ayrılma başarısını göstermeleri nedeniyle de artık boyun eğmeleri mümkün değildi.

Helenizm’in Batı Anadolu ve Karadeniz (Pontos) bölgelerinden İç Anadolu’ya uzanması, Rumların eğitim ve ekonomik gelişme açısından Türklerden daha üstün olmaları Jön Türkler için korkutucuydu.… Devam >>

Sait Çetinoğlu: Meline Anumyan’ın “Tanıma ve Telin. İttihat ve Terakki Yargılamaları (1919-1921 ve 1926)” kitabı üzerine

Diran Lokmagözyan’ın çevirisi ile Arsen Avagyan’ın redaksiyonundan geçen Meline Anumyan’ın ‘Tanıma ve Telin[i] başlıklı çalışmasında, Türk tarihçiliğinin ender değindiği bir dönemi irdelenmiştir. Anumyan, bu çalışmasıyla okuyucuya İTC’nin 1919-21 ve 1926 yargılamalarının ayrıntılı bir özetini sunmasının yanında, her iki dönem yargılamalarının kıyaslaması da yaparak Temmuz 1908 ile Temmuz 1926 aralığının da ayrıntılı bir bilançosunu çıkarması bakımından çalışma son derece önemlidir.… Devam >>

Meline Anumyan: İttihatçıların 1926 Yargılamaları

İttihatçılar, Osmanlı İmparatorluğu’nun Birinci Dünya Savaşı yenilgisi sonrasında birkaç gruba bölünür. İçlerinden bir grup, padişahla işbirliğine başlar, İttihatçıların liderlerinden oluşan diğer grup yurt dışına kaçar, üçüncü grup ise milli hareketin çekirdeğini oluşturur. Bu son grup da kendi içinde alt gruplara bölünür. Bu alt gruplardan biri, milli bir devlet kurmaya tamamen taraftarken, diğer grup, milli hareketin zaferinden sonra, eski sistemin yeniden tesisini arzu etmekteydi[1].… Devam >>

Ragıp Zarakolu: Kars Ardahan mevzuu

Babam Remzi Zarakol 1945 yılında Bulancak’tan Sovyet sınırındaki Arpaçay’da kaymakam olmuştu. O sırada ordu, Erzurum’a geri çekilmişti, bir Sovyet askeri harekatı beklendiğinden dolayı.

Ankara Sovyetler Birliği ile, eski dostluk ve işbirliği antlaşmasının yenilenmesini istediğinde, 2. Dünya Savaşı sonrasının değişen dünya koşulları nedeniyle, bazı taleplerde bulunduğunu ileri sürmüştü Moskova.

Aslında bu Türkiye’ye özgü bir olgu da değildi.… Devam >>

Alin Ozinian: Türkiye’de tarih tarihçilere bırakılır mı?

“1915’de Ermenilere uygulanan zoraki göç ve katliamların bir imha hareketine dönüşmesi dünyada otuzdan fazla ülkede soykırım olarak adlandırılıyor.

Türkiye’nin Kuzey Suriye’ye askeri harekâtından hemen sonra ABD yıllarca önüne gelen soykırım tasarısını hızla oylayıp onayladı. Bu gelişmenin ardından, Ankara “en rasyonel” teklifini tekrarlamakla yetiniyor: “Tarihi tarihçilere bırakalım, bizim arşivlerimiz açık, kimse Türklere soykırımcı diyemez.”… Devam >>

Sait Çetinoğlu: Tarihi Ermenistan’ın tedricen Kürdistan’a dönüşümü

19. yüzyılda Batı Ermenistan’ın (Eski)/Kürdistan’ın (Yeni) Dönüşümü ve Otokton Halklar Üzerine Etkisi

Osmanlının merkezileşme yönünde gelişimi yada yönelimi 18 Yüzyılda İmparatorluğun doğusunda zafere kazanmış ve Doğu Anadoluda Ermenilerin ve Kürtlerin yaşadığı Batı Ermenistan/Kürdistanda toplumsal ilişkileri tamamen değiştirerek 1848’e dek ikinci fetih ile ilişkileri içinden çıkılamaz bir sürece itmiştir.

Devletin Yeniçerileri ortadan kaldırarak Sünni-İslama yönelimi ile birlikte ortaya çıkan ve devlet görevlilerini arkalarına alan şeyhler, yeni bir baskı unsuru olarak Ermeni yaylasındaki Ermeni köylülerinin başına bela kesilmişlerdir.… Devam >>