Kategori arşivi: Söyleşi

ՀԷՔԵԱԹ ՉԷ, ՑԵՂԱՍՊԱՆՈՒԹԻՒՆ

ermeni-soykirimi-resimSedat Yılmaz

İnsanlık tarihinin en büyük trajedilerinden olan Ermeni Soykırımı 99. yılında. Türkiye, soykırım gerçeğiyle yüzleşeceğine inkarla soykırımı sürdürüyor. İnsanlık ise nesilden nesile geçen soykırım gerçeğinin tanınması ve yüzleşme çağrısı yapıyor…

Mahcupyan Bese Hozat’ın sözlerini değerlendirdi

Etyen Mahçupyan, 1950 İstanbul doğumlu. 1969’da Robert Koleji’nde lise eğitimini tamamlayan Mahçupyan, 1972’de Boğaziçi Üniversitesi Kimya Mühendisliği’nden mezun oldu ve aynı üniversitede işletme alanında yüksek lisansını 1974’te bitirdi. Ardından Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin iktisat bölümünde, uluslararası iktisat alanındaki yüksek lisansını 1977’de tamamlayıp bu bölümde, 1977-1980 yılları arasında akademisyen olarak çalıştı.…

Ermeni ve Rum malları nasıl Türkleştirildi?

Gazeteci ve yazar Nevzat Onaran, iki ciltlik Osmanlı ve Cumhuriyet Döneminde Ermeni ve Rum Mallarının Türkleştirilmesi isimli son kitabında, 1915 ve sonrasından itibaren, Ermeni ve Rumlara ait malların yağma sürecini, çıkartılan el koyma kanunlarıyla Türk burjuvazisinin oluşturulmasını belgelerle birlikte ortaya koydu. Nevzat Onaran ile ‘Emvali Metruke’ denilen bu malların yağma süreçlerini, el koyma ve yağmanın Türkiye’nin milliyetçi ideolojik devlet yapısının oluşmasındaki temel konumunu, soykırımı ve İttihatçılar ile Kemalistler arasındaki süreklilikleri konuştuk.…

Taner Akçam: Kürtlerin özgürlüğü, Ermeniler ve Süryaniler için adaletin garantisi değildir

Tarihçi Taner Akçam ile KCK Eşbaşkanı Bese Hozat’ın “Milliyetçi Ermeni ve Rum lobileri” sözüyle başlayan tartışma çerçevesinde Kürt siyaseti ve Ermeni meselesi hakkında konuştuk. Akçam, siyasi geçmişi itibariyle Abdullah Öcalan’ı ve PKK’yı yakından tanıyan gözlemcilerden biri olarak 1970’lerden günümüze Kürt siyasetinde yaşanan değişime de dikkat çekti.

FERDA BALANCAR:  Bese Hozat’ın açıklaması PKK yönetimi için istisnai bir açıklama mıdır?

100. yılında Ermeni Soykırımı

Ayşe Demirbilek: Ermeni Soykırımı Türkiye’nin uzun yıllardır aşamadığı çok da açık etmek istemediği daha diplomatik görülen bir sorunu gibiydi. Ama son yıllarda artık sokaklarda konuşulan, medyada tartışılabilen daha geniş kitlelerin ilgilendiği, üzerinde kafa yorduğu ama sanırım daha da önemlisi Ermeni Soykırımı vardır diyenler ile yoktur diyenlerin karşı karşıya oturabildiği bir hale gelindi.

Garo Paylan: “Barış süreci sadece Türk ve Kürd’ün barışması değildir…”

– Bahar Topçu (Turnusol): Çözüm süreci tartışmaları yapılırken, Türkiye’nin Ermeni sorunuyla da yüzleşebilmesi için barışı nasıl tanımlıyorsunuz? Beklentileriniz ve yapılması gerekenler neler sizce?

Garo Paylan: Tarihi anlamda bizler diye bahsedersem Ermenilerden, kimliğimin bu coğrafyada hep ‘öteki’ olarak adlandırıldığını söylemem gerekir. Bir zamanlar çoğulcu olan Anadolu’nun her yerinde bulunan kimliğim, şimdi İstanbul’da kalakalmış küçük bir azınlığa evrilmiş durumda.…

Ümit Kurt: Ermeniler ve homojen Türk ulus devleti projesi

Yalçın Ergündoğan geçtiğimiz günlerde İletişim Yayınları tarafından yayınlanan Kanunların Ruhu – Emval-i Metruke Kanunlarında Soykırımın İzini Sürmek kitabının yazarlarından Clark Üniversitesi Tarih Bölümü, Holokost ve Soykırım Çalışmaları programında doktora çalışmalarını yürüten Ümit Kurt ile konuştu.

Yalçın Ergündoğan: İlgili kamuoyu sizi yine İletişim Yayınları’ndan çıkan Türk Yurdu’nda Milliyetçiliğin Esasları kitabınızla tanıyor. Resmî tarihin kalıplarının dışına çıkmaya çalışan genç bir tarihçisiniz.

Taner Akçam: Türkiye Cumhuriyeti’nin sırrı bu kanunlarda

Taner Akçam‘ın öğrencisi Ümit Kurt ile birlikte yazdığı Kanunların Ruhu – Emval-i Metruke Kanunlarında Soykırımın İzini Sürmek, İletişim Yayınları’ndan çıktı. Pek çok sarsıcı bilinmeyeni ortaya çıkaran kitap üzerine Yalçın Ergündoğan, sıcağı sıcağına Taner Akçam ile konuştu.

Yalçın Ergündoğan: Kanunların Ruhu adlı yeni bir çalışman şu günlerde İletişim Yayınları’ndan çıktı. Şöyle bir göz atınca bile, kitapta gene pek çok bilinmeyenin gün ışığına çıkarıldığı anlaşılıyor.