Etiket arşivi: TKP

Ragıp Zarakolu: İttihatçı Bolşevik Salih Zeki

1917 Devrimi fırtınası çokları gibi Salih Zeki’yi de sarmalına aldı. Ama Deir ez Zor sabıkası hep peşinden geldi.

Solun tarihi ve soykırım tarihi araştırmalarında ortak çalışmaların önemi çok büyük. Bu ortak çalışmanın en başarılı örneklerinden biri Taner Akçam ve Vahakn N. Dadrian’ın “İttihat ve Terakki’nin Yargılanması/Divanı Harbi Örfi Zabıtları” çalışmasıdır. (Bilgi Üniversitesi Yayınları, 2008)

Ve 90’lı yılların başlarında Dadrian ve Akçam’ın tarihçi olarak birlikte çalışmaya başlamaları, aynı zamanda gerçek “Ermeni/Türk” diyaloğunun başlamasını sağlamıştır.… Devam >>

Talat Ulusoy: Bir Çuvaldız: ONBEŞLER ve “KURTULUŞ”UN GÖLGESİ

Mustafa Suphi ve yoldaşlarının 28-29 Ocak 1920 gecesi Karadeniz’de boğularak öldürülmelerinin üzerinden yüz yıl geçti. Bu vahşet fiilinin faili ayan-beyan idi, lâkin “kuruculuk” süreci de dahil, her “devletli” vahşeti bugüne kadar hep ” faili meçhul” sayfasına yazıldı.

Oysa “Onbeşler”in faili meçhul falan değil!

M. Suphi ve yoldaşları daha Trabzon yollarında iken Büyük Millet Meclisi’nde yapılan gizli görüşmeler var (Bkz.… Devam >>

Foti Benlisoy: Talat Paşa’yı Anlamak mı?

Solun milliyetçi-ulusalcı bir dili benimsemesi Gelecek dergisinde defalarca eleştirildi ve siyasete soldan bir müdahalenin gelişmesini engelleyecek bir siyaset algısı olarak tekrar tekrar yerildi. Bu eleştirilere göre, ulusalcı bir dilin benimsenmesi, kapitalist küreselleşme karşısında bir geriye çekilişi, “dış güçler-ulus devlet” karşıtlığına mahkum olmayı ifade ediyordu. Bu eleştiriler polemik hevesinden kaynaklanmıyordu. Kaygı duyulan, sosyalist solun milliyetçi dil ve sembolleri benimsemesinin onu hakim ideolojinin etkisi altına alacağı idi.… Devam >>

Ulaş Başar Gezgin: Vartan İhmalyan’ın Yaşamı ve Türkiye Komünist Parti Tarihi

Vartan İhmalyan’ın adına ilk kez yıllar önce internette kaynak tararken rastlamıştım. Hayatın onu bir oraya bir buraya savuruşunu görmüş; yaşamının ana hatlarını şaşkınlık ve kahkahayla arkadaşlarımla paylaşmıştım.

Yıllar sonra İstanbul’da Yunan Konsolosluğu’nda kardeşi Jak İhmalyan’ın (1922-1978) resim sergisine gitmiştim. Sürgündeki kardeşlerin Türkiyeli sanatseverlerle sonunda on yıllar sonra buluşabildiği nadir anlardandı. Bu sergi, ‘Jak İhmalyan: Sürgünde Bir Ressam’ adlı kitaba dayanıyordu (hazırlayan, Mayda Saris, Birzamanlar Yayıncılık).… Devam >>