Kategori arşivi: 6-7 Eylül 1955 Pogromu

Ayşe Hür: 6-7 Eylül 1955 yağması ve 1964 sürgünleri

Bugün tarihimizdeki utanç verici olaylardan biri olan 6-7 Eylül yağmasının 60. yıldönümü. Geçen yıl da aynı vesileyle “Cumhuriyet’in azınlık raporunu” (okumak için tıklayın) sizlerle paylaşmıştım. O yazının girişinde geçmişi neden hatırlamalıyız sorusuna uzunca bir cevap vermiştim. Bu yüzden bu hafta neden utanç verici bu olaya dair yazdığımı açıklamaya girişmeyeceğim, doğrudan konuya gireceğim.… Devam >>

İHD’den 6/7 Eylül 1955 Sorusu: Yalnızca Bir Devlet Operasyonu mu?

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Irkçılık ve Ayrımcılığa Karşı Komisyonu yarın 63. yılını dolduracak olan 6/7 Eylül pogromuyla ilgili açıklama yaptı.

“6/7 Eylül 1955 kitlesel pogromu sırasında neler olduğunu bu ülkede resmi tarihi reddeden herkes artık biliyor” denilen açıklamada “Ellerinde Türk bayrakları, kamyonlarla taşınan kalabalık grupların başta Rumlar olmak üzere Yahudi, Ermeni, Müslüman olmayan yurttaşların ev ve işyerlerine saldırdığı, 40 kilometrekarelik bir alanda yaktığı, yıktığı, yağmaladığı, linç ettiği, tecavüz ettiği, öldürdüğü çok yazılıp çizildi” vurgusu yer aldı.… Devam >>

“Bizi Kovarak Değil, Her Gün Biraz Daha Korkutarak Kaçırdılar”

Pogrom sırasında ailesiyle birlikte Büyükada’da olan, ardından Atina’ya yerleşen ve artık sadece yazları Büyükada’ya gelen Diamandi İliadis, kendisini “Eski Büyükadalı” olarak tanımlıyor. “O yılları konuşursak çok ağlarız” diyen İliadis de onbinlerce Rum gibi bir gecede Türkiye’yi terk etmek zorunda kalmış.

Kendisini “Eski Büyükadalı” olarak tanımlayan İliadis, 6-7 Eylül olayları ve sonrası için “O günlerde Büyükada berbat bir haldeydi, adadaki Rumları kovdular, akşam kahvede oturanlar sabah 6 vapuruyla ansızın gidiyordu.… Devam >>

Irkçılık karşıtları sokaktaydı: “6-7 Eylül’ü unutma, unutturma!”

Irkçılığa ve Milliyetçiliğe DurDe platformunun çağrısıyla bir araya gelen aktivistler, 6-7 Eylül olaylarının mağdurlarını andı, ırkçılığa karşı ses çıkardı.

İstanbul’da Galatasaray Meydanı’nda yapılan basın açıklamasında “Dur de, dur de, ırkçılığa dur de!” ve “6-7 Eylül’ü unutma, unutturma!” sloganları atıldı, Türkçe ve Rumca dövizler taşındı, devletin bu ırkçı provokasyon için özür dilemesi talep edildi.… Devam >>

Özgür Kaymak: 6/7 Eylül ve Travmalar

Türkiye’de yaklaşık son 20 yılda kimlik politikalarının yükselmesiyle birlikte kültürel alandaki gelişmelere paralel olarak, daha önce resmi tarih anlatılarında yer almayan 1915 Tehciri, 1923 Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi, 20 Kur’a ihtiyatlar, Varlık Vergisi, 1934 Trakya Olayları, 6-7 Eylül 1955, 1964 Sürgünü gibi travmatik tarihsel olaylara olan ilgi sonucu hem akademi hem de akademi dışı alanda gayrimüslimlere yönelik çalışmaların arttığını gözlemliyoruz.… Devam >>

Foti Benlisoy: 6-7 Eylül: Tertip, galeyan ve milli mutabakat

Bundan on beş yıl kadar evvel, o zamanlar hayatta olan emekli orgeneral Sabri Yirmibeşoğlu, başkanlığını yapmış olduğu Özel Harekat Dairesi’ne ilişkin kendisiyle yapılan bir söyleşide, “6-7 Eylül bir Özel Harp işiydi. Ve muhteşem bir örgütlenmeydi. Amaca da ulaştı” der. Demekle kalmaz, gazeteciye bir de böbürlenerek, belki bu “muhteşem örgütlenmenin” gururunu paylaşmak istercesine, “sorarım size, bu muhteşem bir örgütlenme değil miydi” diye sual eder.… Devam >>

Sarkis Hatspanian: 6-7 Eylül: Manevi değerlerle imtahan tarihidir !

Sarkis Hatspanian1915’in yüzyılı 2015’te gerçekleşmeyen yüzleşmenin sonbaharına gelinceye dek kendi anavatanından edilen Ermeni halkının yüz yıldan beri tek başına ve eşsiz bir onurla taşıdığı soykırım acısına 365 günlük yılın sadece “senede bir günü” ortak olma girişiminde bulunan kesimlerden sayısı iki elin parmaklarıyla sayılır adam gibi adam olan insanlar dışında, içlerinde Facebook sanal dünyasında en azından “beğen”, en fazla da “paylaş” düğmesine basmayı çok büyük bir insani görev ve marifet sayıp, ‘manevi’ bir doyuma ulaşmayı dener havalarında kendi kendini avutan “dostlar alışverişte görsün” takımından bile insanî bir jest olarak umularak beklenen, belki bir çocuk saflığıyla fazlasıyla ihtiyacî olan gür bir ses ve nefesin bugün itibarıyla duyulmadığı ve bu gidişle duyulmayacağı da herkes için aşikârken artık, bir başka vahşice işlenen katliamın, 6-7 Eylül pogromunun 60.… Devam >>