Hovsep Hayreni: Arapgir 1915 ve Ermeni Kadınının Golgotası

Bu kazadaki Ermenilerin mevcudiyeti şehirde yoğunlaşmıştı. Arapgir merkezinde 9.500 Ermeni yaşıyordu. Köylerinden Ambırga’da 250, Şepik’de 468, Vank’da 129, Ançırti’de 510 Ermeni yaşıyordu. Arapgir’e yakın olan Ermeni nüfuslu başka köyler idari olarak Egin’e bağlıydı. Arapgir’de ipek dokumacılığı başta olmak üzere zanaat işleri ve ticaret Ermenilerin elindeydi. 1895 kırımında Arapgir Ermenileri 3000’e yakın kurban vermiş, sonraki 20 yıl zarfında Amerika ve Mısır başta olmak üzere dışarıya çokça göç vermiş olmasına rağmen şehirde böyle bir yoğunluk ve etkinliğe sahipti.… Devamını oku ...

Hovsep Hayreni: Palu 1915 ve Kanlı Köprüsü

Eski Palu kazası Dersim-Çarsancak’ın güney-doğu sınırlarında bugünkü Palu’dan başka Kovancılar ile Karakoçan’ın büyük bölümünü de kapsayan geniş bir kazaydı. Palu şehrinin yarı nüfusu (10.000 kişiden 5.250’si) Ermeniydi. 1914’de kazanın 37 yerleşkesinde resmi verilerle 15.753 Ermeni yaşıyordu. Soykırımdan sağ çıkanların kaleme aldıkları anılar Palu ve köylerine adanmış bir dizi Ermenice kitapta ayrıntılı olarak mevcuttur.… Devamını oku ...

Gabis Altınoğlu: Barış umutları ve Osmanlı oyunları

“Silahlar değil, artık gönüller konuşsun, fikirler, siyaset konuşsun. Eğer fikirlerine güveniyorlarsa, silahlarını ayaklarının altına alsın.” Başbakan R. T. Erdoğan’ın 8 Mart 2013’te Siirt’te yaptığı konuşmadan

“ ‘Artık silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konuşsun’ noktasına geldik.” Abdullah Öcalan’ın 21 Mart 2013 Newroz mesajından

Bir süredir toplu bir barış sarhoşluğu yaşanıyor. A. Öcalan’ın 23 Şubat’ta İmralı Cezaevi’nde BDP’lilerle yaptığı görüşmenin tutanaklarının basına yansımasının ve ardından gene onun 21 Mart’ta yayımladığı ve görkemli Diyarbakır Newrozunda okunan mesajın ve buna bağlı olarak PKK’nın 23 Mart’ta ateşkes ilan etmesinin yankıları sürüyor.… Devamını oku ...

Hovsep Hayreni: KÜRT “ÇÖZÜM” SÜRECİ VE ERMENİ HEYULASI

Kürt sorununda yaşanan evreler ve bugün içine girilen süreç, yaklaşık yüz yıl önce jenosid yoluyla bertaraf edilen Ermeni sorunundan bağımsız düşünülemezdi ve düşünülemez. Sağlıklı çözüm için, Kürt sorununun bu kadar gecikmeli, uzatmalı ve sancılı yaşanmasının da zemini olan 1915’le yüzleşmek, onun günahlarından arınmak öncelikli olmalıydı. Kürt hareketi bunu kendi sorumluluğu açısından ikirciksiz şekilde yapmış olsaydı, büyük bir ayak bağından kurtulmuş olarak bu sürece çok daha özgüvenli ve tutarlı girebilirdi.… Devamını oku ...

Sarkis Hatspanian: ARMENAK BAKIRCIYAN: BİR ERMENİ DEVRİMCİNİN PORTRESİ

Şarkışlalı yiğit Sedat Yılmazsoy’un ölümsüz anısına…(1)

1975 yazının boğucu sıcak günlerinden biriydi, Çemberlitaş’ın arka sokaklarından birinde bulunan bir işhanında hiç tanıyıp-görmediği birisiyle buluşma saatine daha beş saat vardı. Kanarya’da bindiği banliyö treninde izleniyor olduğu duygusunun ağır basmasıyla Kumkapı tren istasyonunda inip, oradan Kadırga’ya saparak, pek iyi tanıdığı dik yokuşlu sokakların arka kısmına da çıkışı olan kapıları hep açık evlerden birine girip ensesinde hissettiği Emniyet’in adamlarına izini kaybettirmesinden hemen sonra soluğu Surp Hovhannes Ermeni kilisesi avlusunda almıştı.… Devamını oku ...

Hovsep Hayreni: 1915’İN DENEK TAŞINDA TÜRK VE KÜRT SİYASETİ

Hovsep HayreniGeçtiğimiz aylar boyunca Türkiye’nin tarihsel adalet sorunları bir bir yeniden tartışma konusu oldu. Başbakan Erdoğan’ın “devlet adına” bir ilk olarak Dersim 1938 için “özür” beyan etmesine karşılık, 1915 hakkında geleneksel inkarcılığı kaskatı sürdürmesi izahı güç bir tezat olarak kaldı. 1915 bu ülkede toplumsal adalet duygusunun, tarihle yüzleşme cesaretinin, demokratikleşme niyetinin en esaslı test edilme konusu, bir anlamda denek taşı veya turnusol kağıdı olmaya devam ediyor.… Devamını oku ...

Garbis Altınoğlu: Kürt Ulusal Hareketi ve Geçmişle Yüzleşmenin Dayanılmaz Ağırlığı

“Bütün ölmüş kuşakların geleneği, yaşayanların beyinleri üzerine bir karabasan gibi çöker.” Karl Marks

“Kürtler’de ağırlıklı yaşanan, kendi egemenleri ve sömürücülerinin sahip oldukları bir devletten ziyade, başka etnik kökenden hanedanlar veya sınıfların hakim oldukları devletlere ortak olmaktan, en kötü uşaklığa kadar giden bir siyasî tarihin resmîyet kazanmasıdır.” Abdullah Öcalan

Giriş

Ben bu yazıda PKK’nın, Kürt halkının ya da toplumunun tarihinde önemli bir yer tutan kirli bir geleneğe sahip çıkma ve özü, Kürt halkının/ toplumun feodal önderlerinin Osmanlı-Türk gericiliğiyle işbirliği yapma olan bu geleneğini sürdürme eğilimi üzerinde duracağım.… Devamını oku ...

Tarih ve Siyaset üzerine Yazılar ve Araştırmalar