Yektan Türkyılmaz: Emperyal(ist) bir felaket olarak Ermeni Soykırımı

Ermeni Soykırımı, tekrar tekrar üzerinde düşünülmesi gerekecek önemde bir felaket, bir tarihi kırılma noktasıdır. Öyle ki, soykırım, üzerinden üç yüz yıl geçse bile bizlere her yeni döneme ait söyleyecek ciltlerce ‘sözü’ olan bir süreçtir. Bu sadece Türkiye için değil, dönemin Osmanlı coğrafyası içinde ve etrafında yer alan bölgeler, ülkeler için de geçerlidir.… Devamını oku ...

Parçalanan Devrim Düşleri: Osmanlı İmparatorluğu’nun Son Döneminde Hürriyetten Şiddete

Jadaliyya (J): Sizi bu kitabı yazmaya iten ne oldu?

Bedross Der Matossian (BDM): Geç Osmanlı dönemi tarihine her zaman ilgim olmuştu, özellikle de 2. Abdülhamid (1876-1909) ve İkinci Meşrutiyet (1908-1918) dönemlerine. Geçmişte bu döneme ilişkin bilimsel çalışmaların çoğu hâkim yönetici elitin/siyasi merkezin perspektifinden doğru yazıldı. Hâkim olmayan grupları da dahil ederek dönemin daha geniş bir tablosunu veren yeni çalışmaları ancak son on yıldır görebiliyoruz.… Devamını oku ...

Alin Ozinian: Fethedenin kudreti, fethedilenin teslimiyeti

Son 10 günde, Türkiye’deki Ermeni mirası ile ilgili yüz yüze geldiğimiz bazı “gelişmeler”, geçmişteki örnekleri düşünüşünce bizi şaşırtmasa bile, durup düşünmemize sebep oldu.

Neydi bu gelişmeler?

Urfa’da bir kebapçı Ermenilere ait tarihi Germuş Kilisesi’nin içine mangal kurup kebap yaptı. Şehir merkezine sadece 10 km uzaklıktaki Dağyanı Mahallesi’nde bulunan, 19. yy ait, altın bulma hayali ile yapılan kaçak kazılar nedeniyle harabeye dönen Germuş Kilisesi, bu kez bir lokanta sahibinin “mangal partisi mekanı” oldu.… Devamını oku ...

Ümit Kardaş: İttihat ve Terraki’den bu yana yasama-yürütme ve iktidar-muhalefet ilişkisi

II.Meşrutiyet, siyasal pratiğinde milletin ve temsilcilerinin bir yükselişi anlamına gelmemiştir. Önce hâkim parti, sonra da fiilen tek parti durumundaki İttihat ve Terakki baskı ve terör yöntemleriyle ve kısmen de ordu desteğiyle muhalefeti sindirmiş, ülkenin siyasal kaderini komplocu yöntemlerle belirlemiş, parlamento dışı müdahalelerle iktidar değişikliklerine gidebilmiştir. Bu durumda, meclis ve hükümet, İttihat ve Terakki karşısında gitgide silinmiş, partinin Merkez-i Umumisi siyasal sistemin gerçek karar organı durumuna yükselmiştir.… Devamını oku ...

Taner Akçam: Hrant Dink’i anmanın anlamı nedir?

Galiba biraz tatsız bir konuşma yapacağım. Biraz kalp kıracak olursam kusuruma bakılmasın. Böyle anlamlı bir günde belki bunu yapmamam daha uygun olurdu ama bunu ruh halime verin lütfen. Sorum şu: 14 yıl sonra Hrant Dink’in öldürülmesi üzerine niye konuşmalıyız ve nasıl konuşmalıyız?

Elbette her yıldönümünde insanların sevdiklerini hatırlaması, anması güzeldir. Kaybettiğimiz bu insanların mezarlarına gitmek, çiçek bırakmak ve onlarla ilgili anılarımızı paylaşmak güzel duygulardır.… Devamını oku ...

Sait Çetinoğlu: Ankara Rumları ve Ankara Ermenilerinin Ata Topraklarında Tüketilmesi

1916 Büyük Ankara Yangınında[1] enkaz olan Aziz Klementos Kilisesi bitişiğinde[2] büyüyen[3] Androniki Karasuli Mastridu’nun Atina’da  1966 yılında yayınlanan Kayıp Vatanımdan Hatıralar (Ankara’daki Hayatım), başlıklı anılarında, 1916, yirmidokuz Ağustos pazartesi günü. Sabah henüz kalktığımızda, havada bir bulanıklık ve gökyüzünde kırmızı alevler vardı. sözleriyleanlatmaya başladığı ve Ankaralılar için unutulmaz bir yıl olan 1916’da, büyük bir yangın sekiz bin Hıristiyan evini kül etmesiyle sonlanan Ankara Yangını ayrıntılı nakletmesinin yanında Ankara Rumlarının yaşamı ve  Ankaradaki tehcirleri, ölümleri  de ayrıntılarıyla paylaşır.… Devamını oku ...

Tarih ve Siyaset üzerine Yazılar ve Araştırmalar