Alin Ozinian: 6-7 Eylül Pogromu ve Memleketim

Bu yılın bahar aylarında yine ve yeniden Herkül Milas ile sohbet etme şansım oldu Atina’da. Şans Herkül beyle sohbet edebilmek, eşi ile de. Bir evlilikte eşler arası bu denli uyuma, bu kadar ahenke çok az rastlanır.

Düşünce ve ifade özgürlüğüne sonuna kadar inanan, kendinden farklıyı anlayabilen, anlamakla kalmayıp haklarını sonuna dek savunan, başta kendi olmak üzere herkesi, her şeyi sorgulayabilen, milliyetçiliğin ve ırkçılığın her türüne karşı çıkan, en gizli ayrımcılığın bile kokusunu alan, vicdan sahibi, gerçek bir düşünür Herkül Milas.… Devam >>

Mete Gürkan: Bu toprakların gördüğü en büyük utanç günlerinden biri: 6-7 Eylül olayları

6-7 Eylül 1955, bu toprakların gördüğü belki de en acı günlerden ikisi. Bu kapkara günlerde; ellerinde kazma, balta ve sopalarla sokaklara dökülen binlerce kişi gayrimüslimlere ait ev ve işyerlerini yakıp yıkmış, tecavüz ve darp olayları yaşanmıştı. 6-7 Eylül utanç günlerinden sonra bu topraklarda hiçbir şey eskisi gibi olmadı.

1955 yılı Türkiye’de siyaseten en karışık dönemlerden biriydi.… Devam >>

Serdar Korucu: 6-7 Eylül Pogromu’nda Çocuğa Cinsel İstismar

Türkiye, 8 yaşındaki Eylül Yağlıkara ve 4 yaşındaki Leyla Aydemir’in kaçırıldıktan günler sonra cansız bedenlerinin bulunması üzerine çocuk istismarı ve çocuk cinayetlerini tartışıyor. Yaklaşık 63 yıl önce, 6-7 Eylül 1955’te yaşananlar sonrası da İstanbul Rum toplumu ve Yunanistan’ın gündeminde benzeri bir konu vardı. Çünkü pogrom sırasında çok sayıda cinsel istismar yaşanmıştı ve biri de 6 yaşındaki bir çocuğa yönelikti.… Devam >>

Serdar Kaya: Rum soykırımı

Osmanlı’da Hıristiyan nüfusa yönelik ilk ciddi boyutlu katliamlar, 1894 ila 1896 yıllan arasında II. Abdülhamid tarafından gerçekleştirilir. Amaç, Doğu Anadolu’daki Etmeni ve Süryani nüfusu budamaktır. Pek çok kaynak, Hamidiye Alayları aracılığıyla gerçekleştirilen bu katliamlardaki ölü sayısını ıoo.ooo*in üzerinde verir. Ancak, İttihatçıların 1913 sonrasında yaptıkları, bu katliamları dahi gölgede bırakır. Yıllara yayılan bir Hıristiyan Soykırımının ilk mağdurları Rumlar olur.… Devam >>

Kemal Yalçın: 6-7 Eylül Olayları: Emir verenler, planlayanlar, uygulayanlar…

6-7 Eylül 1955 olayları Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Menderes’in emirleriyle, İçişleri Bakanı Namık Gedik, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu, İstanbul Valisi Fahrettin Kerim Gökay’ın bilgisi dahilinde, Seferberlik Tetkik Kurulu ve Milli Emniyet Hizmetleri’nin (MAH) hazırladığı plan çerçevesinde uygulanmıştır. Kıbrıs Türktür Cemiyeti, basın, yayın organları, sendikalar, öğrenci dernekleri ve devletin tüm kurumları 6-7 Eylül 1955 olaylarında bilerek ve isteyerek görev almışlardır.… Devam >>

Vahakn N. Dadrian: Ermeni Trajedisi ve Kurbanlarına Duyduğum Acıma Duygusuyla Başladığım Bilimsel Araştırmalar

Türkiye, İstanbul’da doğmuş bir Ermeni’yim ve I. Dünya Savaşı Ermeni Soykırımının etkisi altında büyüdüm. Kuşağımdan pek çokları gibi, benim hayatım da o soykırımın getirdiği tahribatlardan nasibini aldı. Aile üyelerinden çoğunu, en önemlisi de baba ve anne tarafından dede ve ninelerimi kaybetmenin ötesinde, sağ kalan aile üyelerimin hayatlarının kalan kısmında katlanmak zorunda kaldıkları travmadan doğan büyük ıstırabı ben de yaşamak zorunda kaldım.… Devam >>

Alin Ozinian: Dolma, İttihatçılar ve İntikam Tanrısı Nemesis

Geçen hafta sosyal medyada yine oldukça eğlenceli “diyaloglara” şahit olduk. Armenian Food, (Ermeni Mutfağı) adlı amatör bir hesap tweetinde dolmanın (sarmanın) bir Ermeni yemeği olduğunu iddia etmek hatasına düşünce, haliyle ceberut “Dolma’nın milli kimliğini koruma gönüllerinden” gerekli cevabı aldı.

Halkımız milli konularda hassas, konu yemek olunca daha da hassas. Güzide Türk mutfağına Ermeni’si, Rum’u, çeşit çeşit “belası” musallat olursa onlar da doğal olarak mutfaklarını korumak, kollamak, düşmana yerini göstermek için şahlanıyorlar.… Devam >>

2014'den beri online dergi ve bilgi portalı